Kendingez » Ülkeler » Malezya » Penang » Asya´nın yeşil ülkesi Malezya 2 - Penang / Kuş Parkı / Kedah / ´Jackfruit´ (Artocarpus hetero-phyllus)ağacı /Elaeis guineensis Palmiye Ağacı / Kauçuk ağacı ‘Hevea’ / Penang Yılan Tapınağı /Dhammikarama Burma Tapınağı /Wat Chaiyamangkalaram
5224
Gezdiği Yerler:Almanya , Avusturya , Bosna-Hersek , Belçika , Bulgaristan , Birleşik Arap Emirlikleri Dubai, Estonya , Çek Cumhuriyeti , Fransa , Finlandiya, Fas , Hollanda, Hindistan, Hırvatistan, İspanya , İsviçre, İtalya , Karadağ , Kanada, Kamboçya , Kosova , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lüksemburg, Makedonya, Monako, Macaristan, Mısır, Nepal , San Marino , Slovenya , Slovakya, Sırbistan , Suriye , Polonya , Portekiz, Tayland , Türkiye , Ürdün, Vatikan, Yunanistan
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 0
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 0

Asya´nın yeşil ülkesi Malezya 2 - Penang / Kuş Parkı / Kedah / ´Jackfruit´ (Artocarpus hetero-phyllus)ağacı /Elaeis guineensis Palmiye Ağacı / Kauçuk ağacı ‘Hevea’ / Penang Yılan Tapınağı /Dhammikarama Burma Tapınağı /Wat Chaiyamangkalaram

Kategorisi: Macera
|
Gezi Tarihi: 00-00-0000
|
Yazı Tarihi: 01-04-2018

27 Ocak sabahı Kuala Lumpur'un , şehirler arası otobüs terminalinden Penang şehrine gideceğiz. "Terminal Bersepadu / Selatan"Otelden bir taksi ile geldiğimiz terminal oldukça büyük.Kapıda Malezya'lı bir çiftin resimleri var .Size "Hoşgeldiniz"diyorlar.Penang buradan dört saat mesafede ama siz onu altı saat olarak düşünün.Zira yollarda kazalardan dolayı sürekli yavaşlamak zorunda kalıyorsunuz.Otobüs saatini beklerken kahvaltı yapmak istedik.Çok bizim damak tadımıza göre değil ama yumurta güzel pişmiş ve lezzetli.

Otobüslere gelince bir ev havasında.Detaylı perdeler.Koltuklar uçakların vip  bölümü gibi. Büyük geniş,yatabilir ve ayaklarınızı koyabilirsiniz..Şaşırdık doğrusu.Ama bizim otobüslerde olduğu gibi servis yok. Bilet fiyatları ucuz.

Her taraf yemyeşil.Otobüsle seyahat etmenin en güzel tarafı da çevreyi rahatça görebilmek.Yol güzel ama kurallara uygun araba kullanan pek yok. Anladığım kadarıyla Malezya'da otobüs ile seyahat ediyorsanız zamanı iyi hesaplamanız gerekiyor. Penang şehrinin Kedah bölgesine gidiyoruz.Burada bizi Malezyalı arkadaşlarımız karşılayacaklar.Bu ülkenin halkı da bizim halkımız gibi misafirperver .Sizi rahat ettirebilmek için ellerinden geleni yapıyorlar.

Otobüsümüz varır varmaz bizi karşılayıp hemen yemeğe götürüyorlar."Makbul" restoran.Arkadaşlarımız Hint kökenli ve birkaç nesildir bu ülkede yaşıyorlar. Asya'nın tipik restoranları.Bol baharatlı yemekler.Bize çatal,kaşık veriyorlar ama onlar elleriyle yiyorlar. Yemekte su içiliyor. Bol miktarda tavuk eti tüketiyorlar. Yemekler öğünlük pişiriliyor.Ekmek yenmiyor.Arkadaşım Kalaimani Supramaniam,öğretmen , Malezya İzciler Derneği başkanı ve ENO Dünya Çevre Örgütünde çalışıyor.Onunla bu çalışmalar sırasında tanışmıştım.Malezya'ya yolumun düştüğünü öğrenince beni ağırlamak ve okulunu gezdirmek istedi.

Yemekten sonra sıra çevreyi gezmeye geldi. Kuş parkına gittik. "Bird Park".Bayıldık. O kadar çeşitli o kadar güzel kuşlar var ki..İnanılmaz. Hele bembeyaz gelin gibi tüyleri olan Tavus kuşu büyülü bir ortama götürüyor insanı.Kafeslerin içine girip kuşları çok yakından görebiliyorsunuz.

Hiç görmediğim türler..Mavi yeşil kırmızı rengarenk kuşlar.İnsan burada saatlerini geçirebilir. Doğa ile iç içe. 

Parktan çıktıktan sonra araba ile Kedah'a doğru hareket ettik. Yol üzerinde kurulmuş bir pazarda duruyoruz. Gözlemeye benzer bir yiyecek yiyorlar. Balıklar çeşit çeşit. Balık oldukça fazla tüketiliyor.Çok fazla ürün yok ama belli ki hem taze hem de doğal ürünler.

Buradan arkadaşımın bahçesinde her çeşit ağacın bulunduğu tek katlı  evine varıyoruz.Yaşlı annesiyle oturuyor.Bizi güler yüzle karşılıyor ,odamızı gösteriyor.Hazırlık yapmışlar.Havanın sıcak olması dolayısıyla her odada klima var. Ayrıca her Hintlinin evinde bulunan dua köşesinde vefat eden babanın fotoğrafı çiçeklerle süslenmiş.Annesi dikiş dikiyor.Onun da dikiş odası oldukça büyük.İncecik anne hiç oturmuyor.Devamlı iş yapıyor.Televizyonda Hint filmi oynuyor.Bu Bollywood yapıtı danslar benim çok hoşuma gidiyor.

Akşam bizi yemeğe götürdüler.Hangi yemeği istersiniz diye sordular.Biz Tayland yemeği yemek istedik.Yediğimiz yemek baharatlı ve deniz ürünlerinden oluşuyor.Bir başka öğretmen arkadaş da bize eşlik etti. Gerçekten leziz yemekler.

Ertesi gün okula gideceğiz.Malezya'da bir okul göreceğim için heyecanlıyım. Okulda ağaç dikeceğimiz için önce bir başka eve uğrayıp fidanları alıyoruz.Nasıl eğitim alıyorlar? Okul yapıları nasıl?Öğretmenler neler yapıyorlar? Tüm bu soruların yanıtları bizi bekliyor.Eve dönüp güzel bir uykunun ardından güne başlamak için sabırsızlanıyorum.

Gideceğimiz okul bir müslüman okulu.Ortaokul ve lise .Sabah Kalaimani'nin annesinin yaptığı omletleri yiyoruz.Yanlarında içtikleri kahveyi pek sevmiyorum.Okul ile ev arası araba ile yaklaşık 25 dakika sürüyor.

Okul çok geniş bir araziye yerleşmiş. Karşılama töreni muhteşem.Öğrenciler sıralanmışlar. Bir grup milli giysileri ile müzik yapıyor.Özenle bir tabağın içine konmuş karşılama çiçeklerini yakamıza takan öğrenci bize bu karşılaşmadan onur duyduğunu söylüyor.Temiz ve düzenli giysileri ile öğretmenler bir köşede duruyorlar.

Müdür ve müdür yardımcısı yanımıza gelip "Hoşgeldiniz"konuşmasını yapıyorlar. Bu seramoninin ardından Müdürün odasına gidiyoruz.Bir ev havasında.Öğrenciler ve öğretmenler çok güler yüzlü.Belli ki gelişimiz için çok iyi hazırlanmışlar.

Müdür ve müdür yardımcısı geçen yıl hac ziyareti yaptıklarını söylüyorlar.Okul iki katlı sınıfları kütüphaneyi resim odasını dolaşıyoruz.Her yer yemyeşil.Doğa ile binalar bütünleşmiş.

Okulun ikinci katına çıkan merdivenlerde yazılar var.Her yerde doğanın korunması gerektiğini anlatan panolar bu konuya verilen önemi anlatıyor.

Öğrenciler meraklı gözlerle bizi süzüyorlar. Öğretmenler ülkemiz hakkında sorular soruyorlar. Lise 1.sınıf öğrencilerinin bulunduğu iki ayrı sınıfta İngilizce ve Türkçe ders verdim.Ülkemiz ve Türkçemiz ile ilgili verdiğim bilgiler çocukların ilgisini çekti. Bu arada bir sınıfın tüm öğrencileri İngilizce mektuplar yazmışlar bizim öğrencilerle mektuplaşmak istiyorlarmış.Onları bana teslim ederken çok heyecanlandılar. Dersten sonra öğrencilere  çikolata dağıttım. Zira Malezyalılar çikolatayı çok seviyorlar. Öğretmenliğimin bu yılında Malezya'da ders vermek kısmet oldu. Çok hoş bir duygu. İçeri girdiğimde hepsi ayağa kalkıp "Good morning" diyorlar. Kızlar ve erkekler ayrı yerde ama aynı sınıfta oturuyorlar.

Dersten sonra Müdür ve öğretmenler ile bizim için özel hazırlanmış yemek sofrasına oturuyoruz.Yemekhanenin ayrı bir bölümünde konuklar için ayrılan yerde aşçının özel hazırladığı yemekleri yiyoruz.Aşçı beğenip beğenmediğimizi anlamak istercesine bize bakıyor.

Bayan öğretmenler başlarına bağladıkları örtülere parlak taşlarla süslü broşlar takmışlar.Yemeğin yanında portakal suyu içiyoruz.Yemekten sonra bahçeye ağaç dikme seramonisi başlıyor. "Jackfruit" (Artocarpus hetero-phyllus)ağacı dikeceğiz. Bu ağacın meyveleri çok büyük. Hatta bazen bir tanesinin ağırlığının 50 kiloya kadar çıkabileceğini söylüyorlar.Böylece dünyanın en büyük meyvesi diye biliniyor.Bu ağaç yüz sene yaşarmış. Ama meyveleri ağır olduğu için altından geçerken dikkatli olmalıymış. Boyu 25 m. oluyormuş.Tropikal bir ağaç.

Toprağı kazacağımız kürek bile süslenmiş.Çevre örgütünden çeşitli ülkelerden gelen çevrecilerin diktikleri ağaçlar da bu alanda.Belki yıllar sonra tekrar gelir büyüdüğünü görürüm.

Büyümüş hali.

Bu güzel seramoninin ardından artık vedalaşma vakti geliyor. Bizi kapıya kadar geçiriyorlar.Duygu dolu güzel anlar geçirdik. Ne kadar içten samimi insanlar. Tekrar görüşmeyi dileyerek ayrıldık.Şimdi Taylandlıların yaşadığı bir köye gidiyoruz. Bu bölge Tayland sınırında. 25 km giderseniz Tayland'a geçiyorsunuz. Köyde bir Tayland Budist tapınağı rahibinin kızı bir zamanlar bizim öğretmenlerin öğrencisi olmuş.Şimdi küçük bir bebeği var.Bizi o gezdiriyor. Rahip bölgede oldukça bilinen saygın bir kişi. Bizi kutsuyor.Dualar okuyor. Tapınaklara yalınayak giriyorsunuz bu bir kural.

Bahçede çok güzel ve olduça yaşlı ağaçlar var.Tropikal ormanın içinde yer alan tapınaktan sonra ormandaki ağaçları göreceğiz.

Palmiye ağaçlarının bir türünde"Elaeis guineensis'palmiye yağı çıkıyor ve tüm yemeklerde kullanılıyor.Meyveleri renkli oluyor. Burada Palmiye ormanı var.

 Dünya ticaretindeki önemi çok büyük olan Kauçuk ağacı ‘Hevea’ . Bu ağaçtan lateks elde ediliyor. Ağaçlar beş altı yaşlarına geldiğinde gövdelerinin üzerine ‘V’ şeklinde çizik atılıyor, buradan sızan ve lateks adı verilen süt kıvamındaki sıvı, çanaklara toplanıyor. Toplama işlemi zannedildiği kadar basit değilmiş. Kauçuk ağacından gece saatlerinde daha iyi verim alındığı için lateks toplayıcıları geceden sabah saatlerine kadar süt kıvamındaki bu sıvıyı toplamaya çalışıyorlarmış.Biz de denedik.Gerçekten çok zor.İğne ile kuyu kazmak gibi.

Yavaş yavaş hava kararıyor.Akşam yemeğinden sonra erkenden yattık.Ertesi sabah yolumuz Penang'a doğru.Penang büyük bir ada. Malezya'nın dördüncü büyük adası.Adanın başkenti Georgetown adı uzun zaman bu adayı ele geçiren İngilizler tarafından verilmiş.Penang 2008 yılında Unesco Dünya Kültür Mirası Listesine alınmış.Penang ile Malay yarımadası birbirine  24 km uzunluğunda bir köprü ile bağlı.Git git bitmiyor. Çok uzun bir köprü.

Penang Yılan Tapınağı

İlk olarak şifacı Budist rahip Chor Soo Kong'un adına yapılmış olan tapınağa gidiyoruz. Çin mimarisi göze çarpıyor. Benim çok hoşuma gitmedi ama burada gezilecek yerlerin başında geliyor.Oldukça kasvetli bir yer.

Çıkışta küçük dükkanlar giysi,hediyelik eşya satıyorlar.Mango suyu içmeyi ihmal etmiyoruz.Arabaya binerek George Town bölgesine gidiyoruz.Burada "Dhammikarama " Tapınağı ilk ziyaret yerimiz. Bir Burma Tapınağı. Nisan ayında kutlanan "Songran" bayramı görkemli oluyormuş. Peneng'taki ilk Budist tapınağı olma özelliği taşıyor.Uzun bir koridordan geçtikten sonra ulu bir Buda heykeli sizi karşılıyor. Tapınak 1803 ya da 1805 yılında yapılmış.Tam tarihi bilinmiyor.

Ayrıca Budist ülkeleri temsil eden Buda heykelleri orijinal.Her biri bir meditasyon pozisyonunu temsil ediyormuş.Duvarlarda çokça Buda heykelleri görmek mümkün.

Oldukça büyük bir araziye kurulmuş. Tam karşısında Wat Chaiyamangkalaram bir Tai Tapınağı. Görkemli ve pırıl pırıl. Dünyanın en uzun uzanmış Buda heykellerinden birini barındırıyor.

Artık yağmur bastırmak üzere. Buradan deniz kıyısında bulunan "Yüzen Camii" görmeye gidiyoruz.

2012 yılında Litvanyalı sokak resimleri sanatçısı Ernest Zacharevic şehrin sokaklarına boş bulduğu duvarlara resimler çizmiş. Devamında 2014 yılında bir Rus satnatçı Julia Volchkova da duvarları resimleriyle süslemiş. Bu resimler sayesinde Penang daha gezilesi bir yer olmuş. Turizm açısından büyük bir gelir sağlamış. Hatta biskletle yürütülen iki kişilik arabalar resimlerin bulunduğu sokakları dolaştırıyorlar.

Ne yazık ki bizim çok fazla zamanımız olmadığı için hepsini göremedik. Bu bambaşka bir sanat. Çok güzel.Yağmur zaman zaman şiddetli yağıyor artık Kedah'a dönme vakti. Penang için bir ya da iki gün ayırmalı. Keyifli bir şehir.Yarın Malezya'nın başka güzelliklerini göreceğiz.

 

Fotoğraflar yazara aittir.

 

 

 

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz