» Kendingez » Forum » GÜNDEM » AYASOFYA MÜZESİ AVRUPA’DA YILIN MÜZESİ SEÇİLDİ

AYASOFYA MÜZESİ AVRUPA’DA YILIN MÜZESİ SEÇİLDİ

Rotondi 2010 Sanat Kurtarıcıları Ödülü (Premio Rotondi 2010 ai salvatori dell’ Arte), İtalya’da 1996 yılından beri sanata ve kültürel mirasa değer veren ve bu alanda önemli çalışmalar yapmış kişilere verilen bir ödüldür. Bu ödül II. Dünya Savaşı sırasında İtalya’da bulunan 10.000 kıymetli sanat eserini Sassocorvaro kentinde Nazi hükümetinden korumuş ve saklamış sanat tarihçisi, akademisyen Pasquale Rotondi’nin anısına düzenlenmektedir. Sanat Sandığı anlamına gelen “Arca dell’ Arte” Müzesi’nin düzenlediği “Rotondi Sanat Kurtarıcıları Ödülü”, her yıl dünyanın birçok yerinden başarılı arkeolog, akademisyen ve müze yetkililerini onurlandırmaktadır.  

İtalya, Avrupa ve Dünya olarak üç ayrı bölgeye ayrılmış olan ödüllerin 2010 yılı Avrupa kategorisi ödülü Ayasofya Müzesi’nde yapılan çok kıymetli restorasyon çalışmaları nedeniyle Ayasofya Müzesi adına Müze Başkanı Doç. Dr. A.Haluk Dursun’a verilmiştir. Önceki yıllarda Floransa Müze Müdürü Antonio Paolucci, Roma Santa Maria Kilisesi Rahibi Valerio, Bağdat Arkeoloji Müzesi Müdüresi Nidal Amin gibi isimlere layık görülen ödül, 25 Eylül 2010 tarihinde Orta İtalya’da Marche vilayetinde bulunan Sassorcorvaro şehrinde Batelli Meydan’ındaki Rocca Ubaldinesca salonunda gerçekleşmiştir. 

Rotondi 2010 Sanat Kurtarıcıları Ödülü “Premio Rotondi 2010 ai salvatori dell’ Arte” ödül töreninde Doç Dr. Haluk Dursun Ayasofya Müzesi restorasyon çalışmalarını anlatan görsel bir sunum gerçekleştirmiştir. Ayrıca Montefeltro Kalesi’nde Rotondi Sanatı Kurtaranlar Binası’nda kazananlar odası olarak adlandırılan daimi sergi salonunda bir bölüm Ayasofya Müzesi’ne ayrılmıştır.

http://www.gscemiyet.org.tr/resimler/haberresimleri2008/ist.jpg


incialp
12-10-2010
AYASOFYA MÜZESİ AVRUPA’DA YILIN MÜZESİ SEÇİLDİ

Rotondi 2010 Sanat Kurtarıcıları Ödülü (Premio Rotondi 2010 ai salvatori dell’ Arte), İtalya’da 1996 yılından beri sanata ve kültürel mirasa değer veren ve bu alanda önemli çalışmalar yapmış kişilere verilen bir ödüldür. Bu ödül II. Dünya Savaşı sırasında İtalya’da bulunan 10.000 kıymetli sanat eserini Sassocorvaro kentinde Nazi hükümetinden korumuş ve saklamış sanat tarihçisi, akademisyen Pasquale Rotondi’nin anısına düzenlenmektedir. Sanat Sandığı anlamına gelen “Arca dell’ Arte” Müzesi’nin düzenlediği “Rotondi Sanat Kurtarıcıları Ödülü”, her yıl dünyanın birçok yerinden başarılı arkeolog, akademisyen ve müze yetkililerini onurlandırmaktadır.  

İtalya, Avrupa ve Dünya olarak üç ayrı bölgeye ayrılmış olan ödüllerin 2010 yılı Avrupa kategorisi ödülü Ayasofya Müzesi’nde yapılan çok kıymetli restorasyon çalışmaları nedeniyle Ayasofya Müzesi adına Müze Başkanı Doç. Dr. A.Haluk Dursun’a verilmiştir. Önceki yıllarda Floransa Müze Müdürü Antonio Paolucci, Roma Santa Maria Kilisesi Rahibi Valerio, Bağdat Arkeoloji Müzesi Müdüresi Nidal Amin gibi isimlere layık görülen ödül, 25 Eylül 2010 tarihinde Orta İtalya’da Marche vilayetinde bulunan Sassorcorvaro şehrinde Batelli Meydan’ındaki Rocca Ubaldinesca salonunda gerçekleşmiştir. 

Rotondi 2010 Sanat Kurtarıcıları Ödülü “Premio Rotondi 2010 ai salvatori dell’ Arte” ödül töreninde Doç Dr. Haluk Dursun Ayasofya Müzesi restorasyon çalışmalarını anlatan görsel bir sunum gerçekleştirmiştir. Ayrıca Montefeltro Kalesi’nde Rotondi Sanatı Kurtaranlar Binası’nda kazananlar odası olarak adlandırılan daimi sergi salonunda bir bölüm Ayasofya Müzesi’ne ayrılmıştır.

http://www.gscemiyet.org.tr/resimler/haberresimleri2008/ist.jpg


justinian
12-10-2010
Haluk Dursun'u bir dönem Turing yönetim kurulu üyeliği yaptığı için tanıma şansım olmuştu. Başarılı olduğu kadar, neşeli bir insan da ayrıca.. Yurt dışından devlet büyükleri geldiğinde (Papa, Obama) Ayasofya'yı bizzat kendisi gezdiriyor. Ayasofya'nın başında Haluk Dursun, Topkapı Sarayı'nın başında ise İlber Ortaylı gibi başarılı tarihçiler olduğu için şanslıyız.
NEŞE
12-10-2010
Yıllar süren başarılı restorasyon ve yeni bulunan melek figürleri bu ödülde etkili olmuştur diye düşündüm
bora arasan
12-10-2010

Bir de boya işini yapabilseler....

mirzaceren
13-10-2010
Günyüzüne çıkan melek çok dikkat çekici... Kimbilr daha nelr var bilmediğimiz..
NEŞE
13-10-2010
Asıl apsis bölgesinde kazınan figürlerle ilgili kalıntılar ortaya çıkarsa,siz o zaman seyredin gümbürtüyü,yer yerinden oynar...
mirzaceren
13-10-2010
Şu an dediğinz bölüm üzerinde mi çalışıyorlar?
NEŞE
13-10-2010
Bugünkü yapı 532-537 yılları arasında yapılan Ayasofya..Öncekilerin yerine yapıldı..Ortodoks ikonografisine göre,apsis de "Pantokrator İsa "=Evrenin hakimi İsa,veya yapı,meryem e adanmışsa "meryem ve çocuk İsa" görülür..Ayasofya da yapıldığı yıllarda böyle bir apsis mozaiği olmalıydı ama ikonaklasma çağında,bütün tasvirler kazındığı için bugün o saltanatın yerinde yeller esiyor..Bugün görülen mozaikler ikonoklasma çağından sonra yapılanlar ama apsis de bazı kalıntılar belki bulunabilir..
bora arasan
14-10-2010
Aya Sofyanın yaşı ve önemi göz önüne alınırsa epeyce birşeylerin olması gerektiği ve olmadığı anlaşılır.

Çok ilginçtir tespit edilebilenler dışında mozaik, fresk vb tarzı ne olduğundan geçtim gerçek renginin bile ne olduğu belirsiz. Patrikhane kayıtlarında olması gerekir ama geçiyorum o kısmı.

Osmanlı öncesi hiç bir dönemde kubbe içi işlemeleri hakkında da bir bilgi yok. Neşe Hnm ın dediği gibi ana apsis üzerinde pantokrator betimlemeli İsa olması gerekirdi. Sanılanın aksine bunların kalmaması bizim değil Bizans içerisinde yaklaşık iki yüzyıla uzanan ikonaklastik dönemde kalıyor. Resim vb gibi unsurları putperest imgeler olarak nitelendiren istanbul kiliselerdeki ikonaların ve diğer resimlerin neredeyse tamamını ortadan kaldırmış. Bu süreç oldukça da kanlı geçmiş. Kariye, Fethiye camii (pammakarios) gibi mekanlardaki işlemeler ise ağırlıklı olarak paleilogos dönemindendir. (istanbulda ikonoklastik dönem öncesi tek parça irinideki haç diye biliyorum)

İkonoklasizm dönemi nedenleri, sonuçları,yansımaları geniş bir konu. Bir açılabilse davinci şifresi vb epeyce ilkokul kitabı düzeyine inebilir. Ama önce bu konuya temel olabilecek çeşitli kroniklerin Türkçeye çevrilmesi gerekir ama sonuçlardan birinin çok sonraları bir bölüm olarak nitelendirildiği yazıldığı Alexiad bile bir iki bölüm hariç çevrilmedi.

Aya Sofyaya dönersek...

Üst kat sağ koridorda duvarlarda bazı işaretler var. Apsis duvarındaki eşiktede bir iki iz mevcut. Bunlar için bir iki teori var.

Artı, viking yazısının civarında adam gibi bir inceleme yapmak gerekmekte. Runik harfler ile yapılmış başka kazıntılarda yapı da mevcut.  Daha ne tarz yazılar var. Buna göre varangian birliklerinin yapısı da netleştirilebilir.



NEŞE
14-10-2010

Bora çok haklısın,Bizans sarayının elit koruma birlikleri olan "Varengler" hep ilgimi çekmiştir,nereden nereye,kuzeyden gelen Viking asıllılar,Bizans a asker oluyor...Biz de nereden nereye geldik...

bora arasan
14-10-2010

Konuyu bildiğinizi tahmin ettiğim için vikinglerin varengleşmesi sürecine girmeyeceğim.

Ama zamanla varenglerin içerisine İngiliz ve Danimarkalı birliklerde dahil ediliyor. Aarkeoloji müzesinde eski ingilizce bir mezar taşı olması lazım galataya çekilen demirin oralarda.

Dönem dönem Türklerden de istifade edilmiş. Mesela Ferganos diye bir terim var. Bunlar Fergana vadisinden getirilen okçular. Sondan bir önceki imparatorun meşhur italya gezisindeki heyetini gösteren orjinal çizimlerdeki Kıpçak savaşçısı da imparatorluk birliklerinden olmalı.

Aya Sofyadan nerelere geldik. Hemen dönelim. İki sene önce onca karalamanın içerisinde bir yazıyı araştırmacı arkadaşlar Sündüs kelimesine benzettiler ama net birşey diyemediler. Bu arada Sündüs eski Türkçede mızraklı adam demek.

Aya Sofyada kim bilir ne sırlar var.