Kendingez » Ülkeler » Fransa » Paris » Bir yıl aradan sonra Paris
1085
Gezdiği Yerler:Roma, Viareggio, Zürih, Amsterdam, Paris, Cannes, Nice, Massa, Berlin, Stuttgart, Dresden, Dubrovnik, Cape Town, Symi, Kos, Rodos, Tahran, Tebriz, Bakü, Gence, Dubai, Kiev, Moskova, Alaçatı şuan favorim olduğu için ve Türkiye'nin birçok şehri
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 3037
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 25

Bir yıl aradan sonra Paris

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 21-07-2009
|
Yazı Tarihi: 29-05-2010
Paris’de 3 gece 4 gün boyunca neler yaptık? Neler yapmalı? Uyarıyorum bunlar sadece benim önerdiklerim siz belki de hiç hoşlanmayabilirsiniz. Yine de denemeye değer!

Bir akşam Michelin yıldızlı ‘L’Atelier de Joel Robuchon’da yemek yedik. Ödediğimiz fiyata değdi mi? Kesinlikle hayır. Fotoğrafta da gördüğünüz gibi barın etrafına oturuyorsunuz. 18:00′da açılan restoranın sadece ilk servisine rezervasyon yapılıyor. Tam saat 18:00′da orada olmanızı öneririm, daha önce giderseniz sizi yerinize götürmesi gereken görevli bayandan fırça yeme olasılığınız çok yüksek. Şarapla beraber 2 kişi 300EUR’ya yakın hesap vereceğiniz bir yerde bu kadar sıcak!!!! bir karşılama bizim gibi diğer müşterileri de çok mutlu etti. ‘L’Atelier de Joel Robuchon’u boş verin Cafe De Paris sizi bekliyor, cıvıl cıvıl bir sokağın üzerine atılmış masalarda leziz yemeklerin tadına varın. Madeleine Meydanındaki Fauchon‘a mutlaka uğrayın ‘Gastronomy Luxury Delicatessen’, tadına baktığımız herşey çok lezzetliydi. Minik porsiyonları tercih ederek Fauchon’un harikalar diyarında bir lezzet yolculuğuna çıkabilirsiniz. 4 gün boyunca önümden kaçıracaklarmış gibi ‘foie gras de canard’ yemekten en sonunda midemi bozdum. İyi ki de yemişim…

Shakespeare & Company kitapçısına mutlaka uğrayın ve ahşap raflara, yerlere yığılmış eski/yeni kitapların kokusunu içinize çekin. Büyüleneceksiniz! Kitap alırsanız ilk sayfasını damga basmalarını istemeyi unutmayın!!! ‘Jardin Du Luxembourg’un havuzunda yelkenli yarıştıran çocukları seyredin. ‘Jardin Des Plantes’de yürüyüş yapın, hatta sabah erken kalkabiliyorsanız kulağınıza i-podunuzu takıp koşu ayakkabılarınız giyip biraz terleyin. Sorbe yiyin, benim favorim çikolatalı ve sokak çalgıcılarının müziğiyle gözlerinizi kapayın.

Neredeyse geçen bir yılın üzerinden Paris yazımı tekrar okuyunca, hele bir de çektiğim kareleri tekrar gözden geçirince, kendime Paris'e haksızlık ettiğim için çok kızdım. Şişirme tabirini hiç sevmem ama biraz değil epey şişirmişim yazımı. L’Atelier de Joel Robuchon’a çok içerlediğimiz için olsa gerek verip veriştirmişim, “yiğidi öldür hakkını yeme” söylemi aklıma bile gelmemiş. Oysaki şarap muhteşemdi, Medoc tercih etmiştik ve doyumsuzdu. Kaz ciğeri… “Verdiğimiz fiyata değdi mi?” sorusunu şimdi sorunca yanıtım evet. Evet pahalı. Evet ukalalar. Ama girizgahdaki sorun haricinde içeride aldığımız servis gayet iyiydi. Şarap. Menü onlar da başarılıydı. Michelin yıldızlı bir yerde yemek isterseniz gidin derim. Siz bakmayın saldırdığıma ilk tepkiydi o, küllenince alttan lezzet kısmı dilimin ucuna geldi, haliyle de yorumum değişti.

Okudukça fark ettim. Tour de France'ı nasıl da atlamışım. O karnaval havasını anlatmadan nasıl yazımı noktalamışım. Peki ya Notre Dame, doğruya doğru o sıraya girip içine girmeyi gözüm yemedi ama ya dışı, muhteşem mimarisini tamamlayan ve sağa sola saldıran Goblin benzeri minik canavar heykelleri. St.Germain'in o büyülü atmosferi her kafede oturmak için insanı ayartan seksapeli. Sacre Coeur'dan Paris manzarası, Basilica'nın büyüleyici işlemeleri. Sacre Coeur'dan aşağı inerken geçtiğimiz sokaklar. Concorde meydanı. Metro.

Nerede kaldık? Hotel Le Bellechasse Musee d’Orsay’dan sadece birkaç adım ötede Christian Lacroix tarafından tasarlanmış bir design hotel. St.Germain’in kafeleri, sanat galerileri konum olarak hotelin çok yakınındalar. 3 gece 4 dört gün konakladık ve Tour De France zamanı olduğu için her gününe ayrı fiyat ödedik. Birbirinden farklı tasarlanmış odalarından bizim kaldığımız discovery roomdu. Oldukça kullanışlı ve rahattı. Paris’te konaklayanlardan genellikle otel odalarının oldukça küçük ve insanı boğduğunu duymuştuk. Le Bellechasse’ın odaları iyi tasarlanmıştı, i-pod istasyonu, LCD otelin standartları arasında. Çok haksızlık yapmışım çok, utandım kendimden. Paris güzel, çok güzel! Lükse düşkün bir sevgili gibi Paris kapıldınız mı? Cebinizdeki son kuruşa kadar tüketebilir ama değer sanırım. Değer. Değer!!!

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

- edda 29-05-2010 20:00:19

bugüne kadar 3 kez, Paris'e gitmek için vize aldım, tüm hazırlıklarımı yaptım ama gidemedim. bu yüzden yazınızı özenerek okudum, bu kez kesin gidicem !
- ozgurbaykut 29-05-2010 23:41:09

Şimdiden iyi eğlenceler :))))
- justinian 30-05-2010 10:29:12

Paris'e üç sene önce gitmiştim fakat biraz aceleye gelmişti. Değil 2.5 gün haftalarca gezilse bitmeyecek bir şehir. Bir gün tekrar gideceğim ve Paris'in cafelerinin tadını çıkaracağım. :)
- ozgurbaykut 30-05-2010 11:13:13

Herhalde şehrin keyfine varma telaşımızdan olsa gerek, ya da gitmeden bolca dinlediğimiz Paris'lilerin küstah tavırlarını kafamızda çok abarttığımızdan bize itici gelmediler. Daha soğuk tavırlarla karşılaştığımız yerler olmuştu hatta...
- NEŞE 01-06-2010 19:15:03

Bazı şehirler vardır,günün modası haline gelmişlerdir ve zaman içinde "demode" olur,sahneden çekilir giderler..İşte Paris ,bunun tam tersidir,her gidişte yeni bir heyecan ve güzellik görürsünüz,üstelik her keseye göre güzellikleri vardır,sizin gibi Michelin yıldızlı lokantalarda yiyip,design otellerde kalanlarda,Hostellerde yatanlar da,benim gibi 2 yıldızlı Montmartre otellerinde kalanlar da hep memnun ayrılırlar bu şehirden..Ne mutlu size ki bu güzelliklerden bir pay da kendinize ayırabildiniz.
Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz