Kendingez » Ülkeler » Fransa » Paris » Bisikletle Paris Sokakları
477
Gezdiği Yerler:Amsterdam, Amalfi Kıyıları, Barcelona, Madrid, Valencia, Toledo, Roma, Napoli, Venedik, Floransa, Pisa, Siena, San Gimignano, Cinque Terre, Milan, Nice, Cannes, Monaco, Cap Ferrat, Paris, New York
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 3458
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 38

Bisikletle Paris Sokakları

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 15-08-2011
|
Yazı Tarihi: 02-12-2011
Avrupa’da gezmenin en güzel yani, şehrin birçok noktasında yer alan bisikletleri özgürce kullanabilmek. Paris’teki Velib’ler bunun en güzel örneğiydi. Belki o filmlerdeki, daha doğrusu hep hayalini kurduğum Paris’I bulamadım ama benim için bu gezimizde Paris’i Paris yapan şey, kulağımda Fransızca şarkılarla, gündüzü capcanlı, geceleri ışıl ışıl olan bu şehri bir aşağı bir yukarı bisikletle alabildiğine dolaşmak oldu.

Nice’ten başlayan Güney Fransa yolculuğumuzu Paris’te noktalamaya karar verdiğimizde hızlı tren biletlerinin bu kadar pahallı olacağını pek tahmin etmemiştik. Nice Paris arası yaklaşık 1000 km. Bu nedenle en mantıklı ulaşım yolu uçak veya hızlı tren (TGV) oluyor. Biletlerinizi önceden alabilirseniz çok şanlısınız demektir yoksa bizim gibi 1 hafta kala 2 kişi için yaklaşık 336€ ödemek durumunda kalabilirsiniz. Sabah 06:30 gibi Nice’ten bindiğimizde 12:30 gibi Paris’te olduk. Tatili aylar öncesinden planlarken, hala şehir arası geçişi nasıl hesaba katmayı unuttuğuma yanarım.

Paris’in bölgelerindeki görmeniz gereken yerleri sizler için mümkün olduğunca gruplamaya çalıştım ki yürüyerek gezmek isteyenler için daha kolay olsun.

Ile de la Cite (Seine Nehri üzerindeki adacıktan birisi)

- Notre Dame Katedrali: 1193 yılında yapımına başlanan, Hugo’nun ünlü eserine konu olan görkemli Katolik Katedrali. Paris’in simgelerinden biri haline gelmesinden midir, yoksa mimari güzelliğinden mi bilinmez, her yıl binlerce turisti bünyesine çekerken bence “büyüsünü kaybetmeye” başlamış bir katedraldir. Notre Dame’I gezerken; içerideki insan seline ve her dilden konuşan bu kalabalığa eseri anlatmaya çalışan rehberlerden mi, Katedral’in satış mağazasını içeriye almış olmalarından mı, yoksa gitgide “mum yakma”yı ticarete çevirmeye başlamış olmalarından mı (büyük mum 5€, küçüğü 2€) bilinmez, Notre Dame’ı büyülü bulamadım. Oysa bu satırları yazarken hala üzülüp, kendimi burayı sevmek için zorluyorum. Yine de siz bana bakmayın, yolunuz Paris’e düşerse mutlaka gidin ve gezin. İçeride yer alan “org”u, “gül penceresi”ni, 13 tonluk ünlü çanıyla Hugo’nun ünlü eserine konu olan bu Katedrali görmelisiniz. Metro çıkışı: M4 Cite veya M4 Saint-Michel. Açılış saatleri: 08:00-18:45 (cumartesi-pazar günleri kapanış saati 19:45).

- Saint Chapelle: Metro çıkışı: Cite Giriş ücreti: 8€

- Conciergerie: Metro çıkışı:Cite. Giriş ücreti: 7€. Eğer Saint Chapelle’le birlikte gitmek isterseniz ikisi için 11€’ya ortak bilet alabiliyorsunuz.

- Pont Neuf: Metro çıkışı: Pont Neuf. Adının türkçe karşılığı “Yeni Köprü” olmasına rağmen bu bölgedeki en eski köprüdür.

- Ile St-Louis: Metro çıkışı: Mon Marie. Seine Nehri üzerindeki diğer adacık.

Marais:

- Centre Pampidou: Metro çıkışı: Rambuteau veya Hotel de Ville veya Calet les Halles.

- Place de Bastille: Metro çıkışı: Bastille

Tuileries ve Opera

- La Madeleine: Metro çıkışı: Madeleine.

- Opera National ve Paris Garnier: Metro çıkışı: Opera

- Place de Concorde: Metro çıkışı: Concorde

- Jardin des Tuileries: Metro çıkışı: Concorde veya Tuileries

- Arc de Triomphe du Carrousel: Metro çıkışı: Palais Royal

- Palais Royal: Metro çıkışı: Palais Royal

- Musee du Louvre: Sabah erkenden sıraya girin, uzun bir bilet kuyruğu oluyor. Louvre müzesi çok büyük ve etkileyici. Biz sadece Monalisa’yı görüp, Mısır koleksiyonunu gezebildik. Louvre’daki Mısır koleksiyonu, Mısır’a gidenlerin de söylediklerine göre, oradaki sergilenelerden çok daha güzel ve geniş. Gerçekten de sadece piramitler eksik. Mısır uygarlığı bölümünü gezerken insan her gördüğü en ufak eşyada hayrete düşüyor. Monalisa’nın önüne yaklaşmak ise neredeyse imkansız, zaten bu eseri görmekten çok, fotoğrafını çekmeye çalışanları izlemek çok daha keyifli olabiliyor. Deyim yerindeyse mahşer gibi bir kalabalık vardı. Acele acele gezerseniz bu iki bölüm yaklaşık 3,5 saatinizi alır. Metro çıkışı: Palais Royal. Giriş biletleri yanılmıyorsam 10€’ydu. Salı günleri kapalı olduğunu hatırlıyorum.

Champs-Elysees ve Invalides

- Champs Elyeeas - Arc de Triomhe: Metro çıkışı: Charles de Gaule Etoile

- Petit Palais: Metro Çıkışı: Champs Elysees Clemenaceau.

- Grand Palais: Metro Çıkışı: Champs Elysees Clemenaceau. Pazartesi günleri kapalı.

- Pont Alexandre III: Metro Çıkışı: Champs Elysees Clemenaceau.

- Jardin de Trocadero: Metro çıkışı: Tocadero

- Eiffel Kulesi: Metro Çıkışı: Champs de Mars Tour Eiffel. İki kişi 27€’ya tepe noktasına çıkabiliyorsunuz. Size en önemli tavsiyem biletlerinizi kesinlikle internetten almanız olacaktır. Böylece bilette yazan saatte elinizi kolunuzu sallayarak asansörlere binebilirsiniz Yoksa metrelerce uzayan insan kuyruğunu beklemek durumunda kalabilirsiniz. Bilet alırken, tepe noktasına çıkmak için yer kalmamışsa üzülmeyin 2.kata çıkış bileti alıp, 2.katta yarım saat kuyrukta bekleyerek tepeye çıkabiliyorsunuz. Biz o kuyrukta beklerken arkamızda İngiliz bir çift vardı, gayet şık giyinmişlerdi. Tesadüfen aşağıya inerken yine aynı asansördeydik ve bayağının parmağına bir tek taş takılmıştı. Evlenme teklifi için romantik bir yer olsa da, restoralara girmeyecekseniz, çevreniz çok kalabalık olabilir. Hava karardığında her saat başında 5’er dakika Eiffel’i flaş ışıklarıyla ekstra ışıklandırıyorlar. Gerçekten çok güzel gözüküyor.

- Invalides: Metro çıkışı: Varenne

St-Germain des Pres

- Boulevard St.Germain: Metro çıkışı: Odeon veya St Germain des Pres. Burada Asmalı Mescit tarzı güzel kafeler var.

- Musee d’Orsay: Metro Çıkışı: Solferino. Giriş ücreti: 8€. Pazartesi günleri kapalı.

Latin Mahallesi:

- Pantheon: Metro Çıkışı: Lemoine. Giriş ücreti: 7€.

Luxembourg Mahallesi:

- Palais du Luxembourg: Metro Çıkışı: Odeon:

Kent Merkezi Dışı:

1) Kentin Batısı:

- Bois de Boulogne: Metro Çıkışı: Maillot.

2) Kentin Kuzeyi: Bölgenin adı: Montmarte

- Parc Monceau: Metro çıkışı: Monceau.

- Sacre Coeur: Metro çıkışı: Abbesses. Basilica her gün açık, giriş ücretsiz. Dome’a çıkış kişi başı 5€.

- Moulin Rouge: Metro çıkışı: Blanche .

3) Kentin Güneyi:

- Parc Monsouris: Metro çıkışı: Prt d’Orleans.

- Jardin des Plantes: Metro çıkışı: Jussieu.

- Parc Andre Citroen: Metro çıkışı: Javel Andre Citroen

- Versailles: Sarayın önünde her zaman uzun bir kuyruk oluyor. Dışarıda en az 1 saat bekliyorsunuz. İçeriği gezmek en az 4 saati alıyor. Şatonun içerisini gezmek için 2 tur seçeneği var: Küçük turda sarayın her tarafını gezip, bahçenin bir kısmını gezebiliyorsunuz. Bu tur kişi başı 15€’ydu. Büyük turda ise yine sarayın her tarafını gezip sarayın bahçesinde yer alan 2 küçük sarayı da (Trianon ve Marie Antoinette) gezebiliyorsunuz. Bu turun ücreti yanılmıyorsam kişi başı 23 €’ydu. Biz küçük turla bile yaklaşık 5 saat harcadık çünkü sarayın bahçesinde bulunan küçük gölde kayığa bindik. Yaz olduğu için hava çok sıcaktı ve çok keyifli oldu. Sarayın bahçesinde kafe, tuvalet imkanları var. Yazın bahçenin peyzajı gerçekten güzeldi, kışın nasıldır bilemiyorum. Saraya gitmek isterseniz seçenekleriniz şu şekilde: Gare de Saint Lazarre’dan trenler sık sık kalkıyor veya metro ile RER C tren istasyonuna geçiş yapın (Biz Invalides’ten geçiş yapmıştık) Metro bileti satın alırken Paris-Versaille Rive Gauche olmasına dikkat edin. Trenden indiğinizde kalabalığı takip edin, sizi Versaille’a kadar götürecektir. Küçük bir not, eşimin dediğine göre tuvaletlerin oradan saraya geçilebiliyormuş. Bileti alıp saray tam karşınızdayken binanın sol tarafında kalan tuvaletlerden sıra beklemeden geçiş yapabilirsiniz. Biz çıkışta bu durumu fark ettik. Bence illa ki bir kontrol noktası vardır; ancak bir şansınızı deneyin isterseniz.

Seine Nehri’nde “Batobus”ler göreceksiniz. Bu turistik teknelere günlük sınırsız biniş kişi başı 14€. Nehir üzerinde durakları var, gün içerisinde istediğiniz durakta inip sonra tekrar binebiliyorsunuz. Biz bisiklet kiralamayı tercih ettik. Paris’te Velib adı verilen bisikletleri kiralamak için bisiklet duraklarında bulunan kiosklardan kredi kartınızı geçirebiliyorsunuz. 150€ depozito bloke ediyorlar. Kiralama süreniz bitince bu blokeyi kaldırıyorlar. 1 haftalık bisiklet kirası 10€. Şehrin her tarafında bisiklet bırakıp alma noktaları var ve bisiklet yolları ayrı. Bisikletlerde sepetler var, aldıklarınızı kolaylıkla taşıyabilirsiniz. Bisikleti alıp yarım saat içinde bedava dolaşıyorsunuz. Yarım saati geçirirseniz 1 € alıyorlar. Yarım saatlik sürede bisikleti bırakıp, aynı noktadan bir yenisini alarak yolunuza bedava devam edebiliyorsunuz. Ayrıca şöyle bir güzellik de düşünmüşler. Şehrin aşağı noktalarından bisikleti alıp, örneğin Moulin Rouge gibi tepe noktalarına bırakırsanız, 15 dakika bonus kazanıyorsunuz. Genelde herkes bisikletleri şehrin tepe nokasından alıp Seine Nehri kıyısına bırakıyor. Bisikleti bıraktığınızda, yerleştirdiğiniz manyetik alanlı park yerindeki ışık yeşil renge dönüşmeden bisikletinizin yanından ayrılmayın. Kırmızı ışık yanarken başından ayrılırsanız, uyanık gençler sizin bisikletinizi duraktan çekip, sizin yerinize kullanabiliyorlar.

Metro biletini 10’luk alabilirsiniz. Fiyatı 12€’ydu. 3-4 günlük geziler için bu kart idare eder. Kredi kartıyla da metro biletlerini alabiliyorsunuz. Yanınızda illa nakit taşımanıza gerek yok.

Paris’te mutlaka macaron yiyin. Çok güzel gerçekten. Laduree pastanesini tavsiye ediyoruz. Kuruluş tarihleri 1800’lü yıllar. Macaron’ları son gün yedik, tadı damağımdan silinmiyor. Fransızların pastane kültürleri çok zevkli. Web sitesi http://www.laduree.fr Metro istasyonu olarak Saint Germain des Pres’ye yaklaşık 200 metre uzaklıkta. Adres 21 Rue Bonapart. Sokağın köşesinde yeşil bir pastane. Biz gittiğimizde çok kalabalıktı. Macaronlarımızı bir kesekağıdına koyup, yiyerek sokaklarda dolaşmaya devam ettik.

Size tavsiye edeceğimiz Et restoranı zincirinin adı Hippopotamus. Birçok yerde gözünüze çarpar. Web sitesi www.hippopotamus.fr Menu fiyatları uygun oluyor. Giriş, ana yemek, tatlı seçenekli menuler 16-22€$ arası. Şimdi “bu uygun mu” der dediğinizi duyuyorum; ancak Fransa pahallı bir ülke. Orta boy bir pizzayı paket yaptırdığınızda fiyatı 17€ oluyor. Hippopotamus’ta etleri gerçekten çok güzel pişiriyorlar. Size tavsiyem “orta pişmiş”i tercih etmeniz. Dışı pişmiş, en ortası hafif pembe, kuru olmayan lezzetli bir et geliyor. Kanlı olmuyor ya da çoook az oluyor merak etmeyin.

Restoranlarda menulerde genelde foie gras ve tartarde görürsünüz. Foie gras kaz/ördek ciğeri ezmesi. Ezilmiş ciğer tadı var. Ciğer tadını sevmezseniz tercih etmeyebilirsiniz. Tartard ise bıçakla kıyılmış çiğ et, hafif pişirmelerini isteyebilirsiniz. Tercih sizin.

Bir diğer restorant önerim ise Café Constant. Bu restorana bizi Paris’te yaşayan arkadaşlarımız götürdü. Fransa’nın en ünlü şeflerinden birisinin restoranı. Öğle saatine doğru giderseniz 11:30 gibi yer bulabilirsiniz. Unutmadan söyleyeyim mutlaka hafta içi öğlen gidin. Menu oluşturuyorlar ve o menuler uygun fiyata geliyor. Yoksa hafta sonu veya akşam giderseniz bir tabak ana yemek 25€ civarı oluyor. Web sitesi www.cafeconstant.com Menuleri genelde giriş+ana yemek veya ana yemek+tatlı oluyor. Tavsiyemiz ana yemek ve tatlı. Restoranda üst kata çıktığınızda kara tahtada günün yemeğini göreceksiniz. Menu 16€. Metro durağı olarak Ecole Militaire’e yakın.

Size genel ipuçları: Şarap söyleyecekseniz mutlaka açık şarap (table wine) söyleyebilirsiniz. Açık şarapı kötü getiremiyorlar. Paris’te musluk suyu içiliyor, bu nedenle restoranlarda İngilizce bilen garsonlara “tap water” diyebilirsiniz. İngilizce bilmeyenlere un caraf d’eau (en karaf do) demeniz yeterli olur. Musluk suyunu bir sürahiye doldurarak masaya servis yapıyorlar ve bundan ücret alınmıyor. Yoksa minicik sulara en az 6€ ödeyebilirsiniz.

Salyangoz (escargot) yemek isterseniz gerçekten ben çok beğendim. Aslında tadı midyeye benziyor, hatta tek başına neredeyse tatsız ama pişirdikleri soslarla çok güzel oluyor.

Hediye olarak Eiffel kulesi götürmek isterseniz, kulenin etrafındaki zenciler çok uzuca satıyorlar ve pazarlık da yapılabiliyor. Gerçi bu tavsiyem ne kadar yasal orası tartışılır; ancak toplu alışveriş yapmanız gereken durumlar için aklınızda alternatif olarak bulunsun. Aynı şekilde macaron getirecekseniz de süslü kutulara koydurmayın derim. O zaman 5 tanesinin fiyatı 25€ oluveriyor.

Ben nerede krep yediysem beğenmedim, küçük geliyor ve iç malzemesi hep az oluyor. Champs Elysee’de bile denedim ama gerçekten beğenmedim. Tercih sizlerin tabii ki.

Konakladığımız otelin adı Art Hotel Congres’ydi. Ben ve eşim ortamdan şikayetçi olan insanlar değilizdir, otelin temiz olması bizim için yeterlidir. Otel bu anlamda gerçekten temizdi. Çalışanlar İngilizce biliyorlar ve ellerinden geldiğince yardımseverler. Sadece uyumak için konaklanılan bir yer olabilir, odalar küçük, çocuklu aileler için uygun değil. Otel ana caddeye ve metroya yürüyerek 3-4 dakika uzaklıkta olmasına rağmen ıssızlaşıp, sokaktaki insanlar tedirgin edici olabiliyor. Sokaktan kötü kokular gelebiliyor. Bu konu yürürken insanı rakatsız ediyor. Biz tekrar Paris’e gitsek burada kalmayız. Tercih yine de sizin.

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

- arkutbay 02-12-2011 15:58:15

Çok güzel bir gezi . Gurme gezisi gibi olmuş . Ama hızlı tren gerçekten çok pahalıymış . O fiyata ne kadar çok makaron alınabilirdi :) . Ben de Madeleine meydanındaki Boutique Maille'nin kilo ile (daha doğrusu gram ile) satılan şaraplı sert hardallarını ve bu meydana açılan Rue Vignon'daki ''kadrolu'' arıları olan Maison de Miel'in kestane balını hatırlatayım .
- Corto_Turco 02-12-2011 16:14:34

Özellikle fiyatları belirmiş olmanız çok iyi. Paris'e gideceklere tam bir rehber olacak bu yazı.
- Zeynep 02-12-2011 17:11:49

imrenerek okudum yazınızı bu güzel yazınız ve bilgileriniz için teşekkürler...
- NEŞE 03-12-2011 17:36:53

Kısa kısa faydalı bilgiler veren yazıları seviyorum...Sizin gezdiğiniz tüm yerler için Paris en az bir haftayı hakediyor.Teşekkürler
- GIO 05-12-2011 12:44:34

Yorumlarınız için hepinize çok teşekkür ederim. Gurme önerilerinizi gidecek arkadaşlarıma mutlaka önereceğim :-)
- gklimt 09-12-2011 10:29:37

süper bir yazı olmuş Paris'e giderken yanımıza yazınızdan bir çıktı alıp gitsek yeridir. :)
- FigenLetaconnoux 09-12-2011 11:29:40

Paris'in hakkını vermişsiniz. Harika bir rehber yazı. Teşekkürler. Bu arada TGV'nin o uçuk fiyatlarını ben de anlamış değilim...
Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz