Kendingez » Ülkeler » Fransa » Paris » Düzen, metro, şarap, kahve: Paris'teyiz!
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 5956
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 0

Düzen, metro, şarap, kahve: Paris'teyiz!

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 01-05-2007
|
Yazı Tarihi: 22-08-2008


Gazella olarak bir bahar ayında gittik Paris'e. Hem Air France'nin hem de THY'nin Paris'e çok sık seferleri var. Fransa'daki havalimanı ise çok işlevsel. Hem tüm Avrupa'ya hem Güney Amerika'ya olan tüm aktarmalar buradan olduğu için, müthiş bir yoğunluk ve bunun sonucu olarak müthiş bir düzensizlik var havalimanında. Aktarmalar arası koşturan insanları görebilirsiniz.

Paris, bildiğiniz gibi Fransa'nın başkenti ve Seine nehri üzerine kurulmuş bir kent. Paris, kesinlikle yürüyerek gezilmesi gereken bir kent, fakat sonbaharda giderseniz yağmura yakalanacağınızdan, yaz aylarını tercih etmenizi öneririz. Paris'in en önemli özelliği muhteşem bir metro düzeninin olması. Her yere giden metrolar sayesinde neredeyse üst tarafa hiç çıkmadan bütün şehri gezmeniz mümkün. Taksiler de oldukça pahalı Paris'te, o yüzden herkes metrolarda.

Paris, içiçe geçmiş çemberler halinde bölgelere ayrılmış. Asıl  Paris diyeceğimiz merkez ve meşhur opera bölgesi en ortada bulunuyor. Meşhur Eyfel kulesi de bu bölgede. Eyfel, mimari bir güzelliğe sahip olmasa da, Fransa'nın simgesi haline gelmiş bir yapı. 300 metre yüksekliğinde olan bu yapı 1889 yılında Fransız Devrimi kutlamaları çerçevesinde yapılmış ve yapıldığı zamandan beri müthiş ilgi görmüş. Günümüzde yılda altı milyona yakın turist bu yapıyı ziyarete geliyor.

Hafta sonları Eyfel ve çevresi çok çok kalabalık. Eyfel'in içinde, en tepeye kadar çıkabilmek için dört asansör bulunuyor ama hepsi aynı anda çalışmadığı için müthiş bir kuyruk oluyor. Çok erken saatte gitmek en mantıklısı, eğer bu demir bayan'ın (Fransızlar böyle isimlendiriyor) en tepesine çıkmak istiyorsanız... Bu arada Eyfel’in ikinci katında bir lokanta var, fakat çok pahalı, örneğin bir çorba yaklaşık 30 euro…

Paris'te opera bölgesini muhakkak görmek lazım. Burası en eski bölge, binalar muhteşem güzellikte. En ünlü alışveriş merkezleri de burada yer alıyor. Savaş zamanında Almanlar tarafından bombalandığı halde yeniden restore edilen şehir inanılmaz düzenli. Meşhur Champs elysees caddesi de burada yer alıyor. Bu cadde inanılmaz kalabalık ve turist dolu her daim.  Bu caddenin tarihi önemi de ordunun Almanlardan kurtuluşta buraya giriş yapıp halkı selamladığı cadde olması…

 

Dünyanın en büyük müzelerinden Louvre müzesini de gezmeden geçmemek lazım. Yaklaşık otuz bin eserin bulunduğu müze muhteşem resim ve heykellerden oluşuyor.

 

Fransız mutfağı çok lezzetli. Özellikle çorbaları ve sandviçlerini denemelisiniz. Paris’te kahve içme geleneği ise çok ilginç. Cafe-bar veya cafe-restoranlarda öncelik her zaman kahveye oluyor. Böyle bir restorana gelip saatlerce oturup kahvesini içip gazetesini okuyan insanlar, yemek yiyenlerden çok daha fazla. Fakat Paris pahalı bir şehir, bu lezzetli kahveler 5-10 euro arası değişiyor.

 

Notre Dame katedrali de Paris’e gelince görmemiz gereken yerlerden. Bir Pazar sabahı ayinlere katılmanızı tavsiye ederiz. Gotik mimarinin en önde gelen örneklerinden biri olan katedralle ilgili ilginç bir hikaye de şudur: 19. yy başlarında Paris şehir planlamacıları bakımsızlığından ötürü katedrali yıktırmak istemişlerdir. Ünlü Fransız yazar Victor Hugo ise halkın ilgisini çekmek için Notre Dame’nın Kamburu adlı romanı yazar.  Roman, sayesinde kampanyalar  başlatılır ve katedral yıkılmaz aksine yenilenilir.

 

Notre Dame’nin karşısında Saint Michel bölgesi bulunur. Burası da barlarıyla restoranlarıyla ünlü bir bölge. Ufak oteller de bulunuyor. Burada vakit geçirecekseniz, şarap içmenizi tavsiye ederiz. Paris’te en kötü şarap bile çok lezzetli. Şarap dışında da espresso çok tüketiliyor Paris’te fakat bizim damak tadımıza pek uygun olduğu söylenemez, çok sert ve tek başına içiliyor. Gene de kahveseverler için iyi bir tercih…

 

Paris’in tam ortasında, meşhur alışveriş merkezi Lafayette bulunur. Turistlerin akın halinde gelip alışveriş yaptıkları bu mekan, hele ki indirim dönemlerinde aşırı kalabalık olur. Teras katına çıkıp Paris manzarası izlemek mümkün…

 

Paris’te yemekli tekne turları da çok eğlenceli bir seçenektir. Fiyatlar biraz pahalı olsa da, imkan varsa katılınmalıdır. Tekneler özel dizayn edilmiş olup üstleri açıktır. Yemek düzeni harikadır, adeta koskocaman bir lokantada gibisinizdir ve yemekler şahanedir.

 

Aslında Paris’te yapılacak en güzel şey elinize bir harita alıp her yeri yürüyerek gezmek... Günlük biletlerden alıp metroyla, veya üstü açık otobüslerle tüm şehri turlayabilirsiniz…

 

 

 

 

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz