» Kendingez » Forum » GEZMEK İÇİN GEREKLİ BİLGİLER » Haydi! Biraz Gülelim ! ( seyahat fıkraları )

Haydi! Biraz Gülelim ! ( seyahat fıkraları )

Adamın  biri şehirlerarası  yolcu  taşımacılığında  kullanmak üzere  ford  minibüs satın  alır. İlk  seferine  çıkacağı  gün  çok  heyecanlıdır. Yolcularını  tepeleme  doldurur ve  yola  çıkar.

Fakat, minibüsü  çok  hızlı  kullanmaktadır. Minibüsün  arka  koltuğunda  oturan 60  yaşlarındaki amca:  şöföre  " Yavrum  biraz yavaş  gitsene  kaza  yapacaksın."  deyince. Şöför  heyecanla " Beybaba  sen ford  minibüs bilirmisin ?" der. İhtiyar  adam: "Hayır bilmiyorum " der. Şöför  " O zaman  otur  yerine  bir  daha  işime  karışma "  der.

Neyse  seyahat  bu şekilde devam etmektedir. İlerideki  keskin virajdan 120  km  hızla  dönünce, uçuruma  yuvarlanmaktan kıl  payı  kurtulurlar. Bu  arada  minibüsün  orta  sıralarında  oturmakta olan orta yaşlı kadın : "Şöför  bey  rica  ederim  yavaş  gidin, evde  çoluk  çocuğumuz  bekliyor"   deyince;  şöför  kadına:   " Abla  sen  ford  minibüs  bilirmisin ?"  der . Kadın :  " Hayır, nereden bileyim  ayol !"  deyince;   Şöför : " O zaman  sus ve  bana bir  daha  müdahele  etme"  der. ve ..

Yola  devam  ederler. Minibüs  öylesine  hızlı  gitmektedir ki, herkes yüreği  ağzında,  şöförün  insafa  gelmesini  beklerken, şöförün  sağında  oturan adam dayanamayıp; "Şöför  bey  canına  mı  susadın. Yavaş  gitsene. "   deyince.  Şöför:   "Abi  sen  ford  minibüsü  bilirmisin? "  der   Adam oldukça sinirlenir.   " Evet  ulan  biliyorum !  Ne  olacak ? "     der.

 Bunun  üzerine  şöför: heyecan içerisinde " İyi  o  zaman çabuk  söyle  bunun  freni  nerede ? "
 

cherkesh
08-10-2008
Haydi! Biraz Gülelim ! ( seyahat fıkraları )

Adamın  biri şehirlerarası  yolcu  taşımacılığında  kullanmak üzere  ford  minibüs satın  alır. İlk  seferine  çıkacağı  gün  çok  heyecanlıdır. Yolcularını  tepeleme  doldurur ve  yola  çıkar.

Fakat, minibüsü  çok  hızlı  kullanmaktadır. Minibüsün  arka  koltuğunda  oturan 60  yaşlarındaki amca:  şöföre  " Yavrum  biraz yavaş  gitsene  kaza  yapacaksın."  deyince. Şöför  heyecanla " Beybaba  sen ford  minibüs bilirmisin ?" der. İhtiyar  adam: "Hayır bilmiyorum " der. Şöför  " O zaman  otur  yerine  bir  daha  işime  karışma "  der.

Neyse  seyahat  bu şekilde devam etmektedir. İlerideki  keskin virajdan 120  km  hızla  dönünce, uçuruma  yuvarlanmaktan kıl  payı  kurtulurlar. Bu  arada  minibüsün  orta  sıralarında  oturmakta olan orta yaşlı kadın : "Şöför  bey  rica  ederim  yavaş  gidin, evde  çoluk  çocuğumuz  bekliyor"   deyince;  şöför  kadına:   " Abla  sen  ford  minibüs  bilirmisin ?"  der . Kadın :  " Hayır, nereden bileyim  ayol !"  deyince;   Şöför : " O zaman  sus ve  bana bir  daha  müdahele  etme"  der. ve ..

Yola  devam  ederler. Minibüs  öylesine  hızlı  gitmektedir ki, herkes yüreği  ağzında,  şöförün  insafa  gelmesini  beklerken, şöförün  sağında  oturan adam dayanamayıp; "Şöför  bey  canına  mı  susadın. Yavaş  gitsene. "   deyince.  Şöför:   "Abi  sen  ford  minibüsü  bilirmisin? "  der   Adam oldukça sinirlenir.   " Evet  ulan  biliyorum !  Ne  olacak ? "     der.

 Bunun  üzerine  şöför: heyecan içerisinde " İyi  o  zaman çabuk  söyle  bunun  freni  nerede ? "
 

cherkesh
08-10-2008

Adamın biri  Afrikaya  seyahate  gider. "Gitmişken deveye  binmeden  olmaz" diye  düşünerek bir acentadan deve  kiralayan  bir  yer  bulur ve  sahibine  nasıl  binileceğini sorar.

Sahibi " Oh "  deyince  yürümeye  başlar. "Ohhhh "   "Ohhhh"  deyince        " Koştura  koştura gitmeye  başlar "  der .

Adam  tekrar  sorar.  " Eeee ...   Nasıl  duracağım ?

Deve  sahibi  "Amin "  deyince  durur der. Neyse  bizim adam bu kelimeye pek  yabancı  değildir.  "Oh "   der  ve  deve  başlar yavaş  yavaş  gitmeye.

Neyse  bir  süre  sonra  sıkılır  ve "Ohhhh"  " Ohhhh"  der ve  deve  başlar  koşturmaya , adam  çok  keyiflenir. Bir  yandan   koştura  koştura  giderken bir yandan çevreyi seyretmektedir .

Bu  sırada  ne  görsün karşıda  bir  uçurum ,  heyecandan  ne  söyleyeceği
ni, ne  yapacağını  unutur.

Neyse  der ve " Ölmeden  bir  dua  okuyayım "  diye  düşünür. Başlar  dua  okumaya , duası bittiğinde  "Amin "    der  ve  deve uçurumun kenarında  zınk  diye  durur.

Bizim  adam kurtulmanın  verdiği  rahatlıkla bir  derin nefes  alır.
Ohhhh   Oh!!!!!!!!!

m2hyt
01-11-2008
Bruno Küba'da 

Dünyaca ünlü BRUNO die bir adam varmış.... Bu adam Kübayı ziyaret edecekmiş .... Fidel Castro düşünmüş koskoca Bruno Kübaya geliyor bir jest yapmak lazım demiş ve bir tablo yaptırmaya karar vermiş ..... Kübanin en ünlü ressamlarını toplamış ve onlara "bana Bruno Kübada konulu bir resim yapın" demiş...... Ressamlardan bunu yapacak çıkmamış bir tek bizim TEMEL ben yaparim demiş. Fidel Castro peki ne istersin karşılığında demiş, "Bir kutu Havana purosu" demiş bizim TEMEL. Derken 10 gün sonra bizim TEMEL resmi tamamlamış........ Bir jelatinle kapli şekilde Castro'ya Bruno Kübada konulu resmi vermiş..... Castro resmi açmıs birde ne görsun? Resimde bi adamla bi kadın yatakta başbaşa. Temele sormuş "Bu kadın kim" demiş. Temel "Bruno'nun karısı" demiş. "Ee peki bu adam kim?" demiş. "Bruno'nun şoförü" demiş. "Ee peki Bruno nerede?" demiş. Bizim TEMEL cevabı yapıştırmış "BRUNO KÜBADA"....:)))
m2hyt
01-11-2008
TRAFİK CEZASI

Danimarka'nın bir köyünde işsizlikten sıkılan iki trafik polisi sırf ceza kesmek için yol kontrolüne çıkar, mobileti ile giden Ömer adında bir Faslıyı durdururlar. Baştan aşağıya herşeyi kontrol ederler ama bir hata bulamazlar. Polis, Faslıya canlarının sıkıldığı için kontrol yaptıklarını ama onda ceza kesecek birşey bulamadıklarını söyler. Faslı da kalbinin çok temiz olduğunu ve yüce Allahın devamlı kendisiyle olduğunu söyler. Trafik polisi "Hım..demek bir mobilete iki kişi biniyorsunuz" der ve cezayı keser.
:)))
Bepanthol
17-12-2008
Yanlış Yol

Temel ile dursun otobüse binmişler .
Dursun :
- Yahu Temel! Biz bu otobüse bindik ama nereye gittigini sormadık ki !
Temel : (aldırmaz bir şekilde cevap vermiş) Sen hiç merak etme Otobüsten inince yoldan geçen birine sorarız...
Bepanthol
17-12-2008
YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ

Temel otobanda köklemiş gazı, gidiyor...
Bakmış bir tabela:
- "YAVAŞLA 80 km." Hızını o an 80'e indirmiş Temel.
Az sonra bir tabela daha:
- "YAVAŞLA 60 km."
Temel 60'a inmiş. Merakla giderken yeniden bir tabela:
- "YAVAŞLA 40."
- "Yolda çalışma var galiba!" deyip 40'a düşürmüş hızını.
Epeyce sonra yine bir tabela:
- "YAVAŞLA 15 km." Talimata uyarak 15 km.'ye düşmüş Temel.
Yolun en sağından tıngır mıngır gidiyor.
Ama meraktan da çatlayacak. Uflaya puflaya bir saat daha gittikten sonra yeni bir tabela görmüş:
- "YAVAŞLA'YA HOŞ GELDİNİZ, NÜFUS: 2500"