Kendingez » Ülkeler » Romanya » Köstence » Horezu / Polovragi / ´Peştera Muierilor´ mağara /Polovragi- Gorj Manastırı/Horezu Manastırı /Mamaia / Constanta (Köstence)/´Kral Camii´,Casa Cu Lei,Ata´mızın Büstü
5224
Gezdiği Yerler:Almanya , Avusturya , Bosna-Hersek , Belçika , Bulgaristan , Birleşik Arap Emirlikleri Dubai, Estonya , Çek Cumhuriyeti , Fransa , Finlandiya, Fas , Hollanda, Hindistan, Hırvatistan, İspanya , İsviçre, İtalya , Karadağ , Kanada, Kamboçya , Kosova , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lüksemburg, Makedonya, Monako, Macaristan, Mısır, Nepal , San Marino , Slovenya , Slovakya, Sırbistan , Suriye , Polonya , Portekiz, Tayland , Türkiye , Ürdün, Vatikan, Yunanistan
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 0
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 0

Horezu / Polovragi / ´Peştera Muierilor´ mağara /Polovragi- Gorj Manastırı/Horezu Manastırı /Mamaia / Constanta (Köstence)/´Kral Camii´,Casa Cu Lei,Ata´mızın Büstü

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 00-00-0000
|
Yazı Tarihi: 26-12-2017

27 Temmuz 'da Sibiu'dan ayrıldıktan sonra yılan gibi kıvrılan dağ yollarından Horezu'ya geldik. Buranın benim için ayrı bir özelliği var.Fransa'da bir eğitimde birlikte çalıştığım Romen arkadaşım Simona ile buluşacağım.En son 2006 yılında eşi ile evimizi ziyaret etmişti. Yıllar sonra kendi ülkesinde görüşeceğiz.Horezu küçük bir yer. Ama seramikleri ile ünlü. Dağın eteğinde çok güzel bir otele vararak yolculuğumuzu sonlandırıyoruz.Polovragi doğal parkında "Pensiuna Castania".

Romanya'da devlet halkı destekleyerek pansiyon yapmalarını teşvik etmiş. Burası gayet temiz çok güzel bir pansiyon.Bir aile işletmesi.  Odaya yerleştikten  sonra yemek yedik.Nefis bir çorba içtik.Güler yüzlü cana yakın insanlar ama dil bilmiyorlar.Orada kalan ve dil bilen bir Romen aile aracılığıyla anlaştık.Herkes bir şekilde yardım etmeye çalışıyor. Niyet muhteşem.Dışarda terasta bir kahve içtik ama hava çok soğuk olduğu için fazla dayanamadık. Ertesi günün heyecanı ile uyuduk.

Sabah terasta muhteşem bir manzara eşliğinde ve bol oksijen yüklü havada nefis bir yerel kahvaltı yaptık.Kırmızı sardunyalarla süslü teras kocaman bir bahçeye bakıyor.

Otel Horezu'nun merkezine çok yakın .Kahvaltıdan sonra yola çıktık.Horezu kelimesi bizim "Horoz" kelimesinden geliyor.Her tarafta seramik dükkanları var ama en güzeli ve meşhur olanı "Ceramica Pietraru".Çok güzel ve orijinal bir yapı ve birbirinden hoş seramikler. Etrafındaki diğer dükkanları silip süpürmüş. Ama biz diğerlerini de geziyoruz. Romen arkadaşlarımızla burada buluşuyoruz. Tam gezerken bir el omzuma dokunuyor ve özlemle kucaklaşma.

Bizi bir seramik atölyesine götürdüler.Nevşehir misali. Nerede olursa olsun bu çok güzel bir sanat.İnce ince işleniyor.Hem sohbet hem gezip görmek.Ne keyif.Arkadaşlarımız bizi görmek için 6 saatlik yolu katettiler.Onlar da bizim gibi misafirperverler. Ne yapacaklarını bilemiyorlar."Şurayı da gezdirelim burayı da.." diyorlar.

Öğlen yemeği için bizi "Doi Cocoşi" adlı yerel lezzetler tattıran bir restorana götürüyorlar.Mükemmel yemekler. Özellikle tatlılar. Bu restoranın hemen karşısında bir de bahçesinde havuzu bulunan bir oteli var. Romenlerin tercih ettiği bir yer.Yemekten sonra ilk önce biraz uzakta (23km) bulunan bir mağarayı görmeye gittik."Peştera Muierilor"

Burası hem termal hem de 3,4 milyon yıllık bir mağara.Uzunluğu 7 km.Ama 2 km'lik yeri gezdiriliyor.1958 yılında mağaraya elektrik düzeni getirilmiş.Gruplar ve rehber eşliğinde gezebiliyorsunuz.Mağaranın girişi ile çıkışı aynı yerden değil.Girişe gelebilmek için biraz tırmanıyorsunuz. Bahçede ev yapımı şuruplar satıyorlar.

Mağaranın diğer özelliği de 286 ayı iskelenin bulunması . Ayrıca bolca yarasa ve sarkıt ve dikitlerin olduğu mağarada bir de Türk Salonu var. "Galbenul" nehrinin sularından oluşan mağara oldukça ilginç.Karpat dağlarının arasında bu mağaranın adı "Kadınlar Mağarası" diye geçiyor.Mağaranın efsanesine göre Geto-Dacien'in manevi lideri Zamolxe'nin burada yaşadığı.Zamolxe her şekle girebiliyormuş.Mağarada onun tahtı olduğu söylenen bir taş var. Bu taşın olağanüstü bir enerjisi olduğu söyleniyor.

Mağara bizi etkiledi.Görmeye değer. Buradan çıktıktan sonra tarihi Polovragi-Gorj Manastırına gittik.İnce tahta işlemeli kapı tam bir sanat eseri. Polovragi köyünde yapılmış olan bu manastır 500 yıllık.Güzel işlemeli kapıdan biraz yürüdüğünüzde manastır görünüyor. Büyük bir bahçenin içinde.2005 yılında restorasyon görmüş.

Siyah giysiler içinde dini kişiler dua ediyorlar.İçerde ağır bir hava var.Her noktada bir işleme bir süs. Rahibeler kutsal olan bazı eşyalar satıyorlar.Manastır bizim otele çok yakın.Biraz da çereyi dolaştıktan sonra otelimize gelerek arkadaşlarımızla vakit geçiriyoruz.Romanya'daki yaşam hakkında bilgi alıyoruz.Avrupa Birliğinin de desteğiyle Romanya toparlanmış ama çok yokluk çekmişler.Hala da geçimin zor olduğunu söylüyorlar.

Tekrar görüşmek dileğiyle ayrılıyoruz. Onların oturduğu şehir uzak olduğu için bu gezide gidemedik.Bir dahaki sefere diyoruz.Yarın Köstence'ye doğru yola çıkacağız.

Sabah buradan ayrılmadan önce Horezu Manastırını ziyaret ediyoruz. Manastırlar ortaçağda okul olarak kullanılmışlar. O devrin okulları. Medreselere benzer teolojinin hakim olduğu yerler.Çok geniş bir arazi içine yerleşmiş.1690 yılında Prens Constantin Brâncoveanu tarafından yaptırılmış.Manastır UNESCO Dünya koruma Mirasları arasında yer alıyor.

Güzel bir manastır.Din adamlarının kaldığı bölüm oldukça büyük.Bugün yolumuz uzun Romanya'nın Karadeniz kıyısında Mamaia 'da kalacağız.Romanya'nın Riviera'sı.Tüm gezilerimizi planlarken internet üzerinden yer ayırtıyoruz. Bunlardan sadece Katmandu'daki otel bizi hayal kırıklığına uğratmıştı. Şimdi buna Mamai'daki otel de dahil oldu. Bu Karadeniz kıyısı pek tanınmış.Ama yapılaşma çok kötü.Plansız,iç içe.Yüksek yapılar. Bakımlı bakımsız oteller.Karmakarışık caddeler. Otel deniz kıyısında Caraiman Otel. Genelde çocuklu Romen ailelerin tercih ettiği bir yer. Temizlik düzen diye birşey yok.Dökülüyor. Bir havuzu var ama girilecek gibi değil. Bu bölgede yer ayırtırken iyi bir seçim yapmak gerekiyor. Akşama doğru geldiğimiz otele eşyalarımızı bırakıp yemek yemeğe çıktık. Hemen plajlardan birine giderek ünlü kıyıyı görmek istedik.

Doğal olarak bu saatte el ayak çekilmiş. Ama plaj gerçekten güzel gözüküyor. Bu kilometrelerce süren kıyıda birkaç plaj oldukça ünlü.Kıyı herkese açık.Burası Alanya'ya benziyor.Sıra sıra dükkanlar,restoranlar ,barlar.. Her yerden bir ses geliyor... "Terasa Andreea" oldukça kalabalık bir restoran. Bazı Türk yemekleri de var. Akşam yemeğini burada yiyoruz.Ne yediğimizi bile anlayamıyoruz.Masalar arasında geçecek yer bile yok.

Yemekten sonra cadde boyunca yürüyoruz.Sağda plaj ve barlar.İğne atsan yere düşmeyecek sözü burası için az kalır.Güzel bir müzik dinleyebilmek ve birşeyler içmek için Cafe Del Mar'a oturuyoruz. Kaliteli bir mekan.Ertesi sabah kahvaltımızı otelde yapıyoruz.Denizdeki köpük ilgimi çekiyor.Bunun neden olduğunu birtürlü öğrenemiyoruz.

Artık günümüzü plajda geçirip dinlenmeyi düşünüyoruz.Öyle de yapıyoruz. Gerçekten güzel bir gün geçiyor.Deniz kum keyifli.Akşam üstü geç vakte kadar yüzdük.Sonra otele gelip üstümüzü değiştirdikten sonra Köstence'ye gittik.Karadeniz kıyısında bir liman kenti olan bu şehirin tarihi çok eskilere dayanıyor. M.Ö 600'lü yıllarda kurulan şehir 2000 'li yıllarda "Tomis"adını almış.Karadeniz'in en büyük limanına sahip.İzmir'e benzettim.Benzer bir kordonu var.Tabii İzmir'den küçük.Köstence 1419'da Osmanlı egemenliğine girmiş ve bu 1878'e kadar sürmüş.

Binalar eski ve çok bakımlı değil.Arabayı park ettikten sonra merkeze yürüdük.Bu şehirde Osmanlı'dan kalma epeyce eser var. Şehrin en büyük meydanında Latin edebiyatının ünlü şairi  Romalı   Ovidius Publius Naso'nun heykeli var. 1887'de yapılmış.Heykel Ulusal Tarih ve Arkeoloji Müzesi’n hemen önünde yer alıyor.

Müze binası ve içindeki parçalar görmeye değer.

Müzeden çıktıktan sonra minaresini gördüğümüz camiiye doğru gidiyoruz."Kral Camii"1823'te yapılmış. Camii 1910 yılında Romanya Kralı I.Carol tarafından Mülüman nüfusun ibadeti için onarılmış.Camii 102 yıldır hizmet vermekteymiş.En  hoşuma giden nokta da Cumaları hutbenin üç dilde okunması. Türkçe Arapça ve Romence . Bunun adı "Hoşgörü"Camiinin ilk yapısı Osmanlı Sultanı II. Mahmud tarafından yaptırılmış. Bu nedenle "Mahmudiye Camii "olarak da anılmakta.

Yol üzerinde "Zebrano" restoran düzgün dekoruyla ilgimizi çekiyor. Tomis bulvarında, kaliteli bir yer. Çeşit çeşit deniz mahsülleri var. Sakin ve düzgün bir yemekten sonra dolaşmaya devam ediyoruz. Yavaş yavaş karanlık çöküyor ve bazı yapılar yıpranmışlıkları ile alacakaranlıkta bir hayalet gibi görünüyorlar.

Casa Cu Lei- IX.yüzyılın sonlarına doğru yapılmış olan bu evin mimarisi oldukça güzel. Ön cephesinin oturduğu 4 sütun üzerinde aslan heykelleri bulunuyor. 1930'lu yıllarda muhteşem salonlarıyla ünlü bu ev Canstanta'nın Mason teşkilatı üyelerini ağırlamış. 

Saint Petru ve Pavel Ortadoks Katedrali (1883-1885) Katedral 1941'de bombalı saldırılardan zarar görmüş ve daha sonra onarılmış.

Contanza'nın ünlü kordonunu görmek için sahile gidiyoruz. Çok fazla satılık kiralık ev var. Burası hoşuma gitti.Çoluk çocuk tüm aileler bir baştan bir başa dolaşıyorlar.Hava serin.Elisabeta caddesi ile Remus Opreanu sokağının kesiştiği yerde Canstanta'nın en eski deniz feneri 8 metre yüksekliğinde. Ancak ışığı 21 m.yukarı çıkabiliyor ve 10 ile 24 km uzaktan görünüyormuş.

Fener Ermeni mühendis Artin Aslan tarafından yapılmış.Cenevizli tüccarlara atfen.Prens I.Carol 1879'da burayı ziyaret etmiş.Fener 1913'e kadar hizmet vermiş.

Dolaşırken Romenlerin Milli romantik şairi Mihai Eminescu'nun (1850-1889)heykeline rastlıyoruz.Şair 16 yaşındayken ilk şiir kitabını çıkarmış."Çoban Yıldızı" adlı eseri Dünya Rekorlar Akademisi tarafından "En uzun sevgi şiiri" seçilmiş. UNESCO 2000 yılını bu şaire adamış. 1883'te akıl sağlığı bozulmuş.

Tam kıyının kıvrımında 1904-1910 yılları arasında Romen mimar Petre Antonescu tarafından yapılan Köstence'nin Gazinosu yer alıyor. O kadar güzel ve değişik bir yapı ki hayran olmamak elde değil. Ama bir o kadar da üzülüyorsunuz. Zira terk edilmiş.Bir hayalet yapı daha.Burası bir zamanlar Romanya'nın en gözde mekanlarından biriymiş. Dünyanın her yerinden gelen varlıklı kişiler burada oyun oynarlarmış.I. ve II. Dünya Savaşları sırasında epeyce hasar gören bu şehirden o da nasibini almış.Salonları ve özelikle avizeleri pek ünlüymüş.

Tam önünde dev bir sinema ekranı kurulmuş ve bir Açık hava sineması kurulmuş. Çok hoş bir görünüm oluşturuyor.Sandalyelere oturan halk keyifle film izliyor.Karadeniz kıyısında denizin serinliğinde.

Şair Carmen Sylva'nın heykeli (Élisabeth Pauline Ottilie Louise de Wied) Romanya kraliçesi (1843-1916) Kraliçe şiirlerini "Carmen Sylva"takma adıyla yazmış.Deniz kıyısının  bir üst caddesinde kara tarafında "Queen Elisabeth" adlı restoran tarihi bir binada ve oldukça kaliteli. Ertesi gün döneceğimiz için böyle keyifli bir yerde oturup Köstenceyi seyretmek istedik.

Bence Köstence çok güzel bir şehir.Hatırı sayılır bir tarihe sahip ve çok değişik inançların bir arada yaşadığı ,Karadeniz'in havasını soluyan bir yer. Burada daha fazla kalabilmek isterdim.

Ertesi sabah erkenden Bükreş'e doğru yola koyulduk.Zira bugün günlerdenTemmuz'un 30'u ve bizim önce İstanbul sonra da İzmir uçuşumuz var. Gezilerin en sevdiğim ve en sevmediğim zamanı: Dönüş.. Yol mükemmel.Otobanda rahat ilerliyoruz.Bükreş'e gelince ilk işimiz Ata'mızın büstünün bulunduğu yere gitmek oluyor. Büstün altında Mustafa Kemal Atatürk"Türkiye Cumhuriyetinin Kurucusu" 1881-193 ve onun güzel sözü "Yurtta Barış Cihanda Barış" Türkçe ve Romence yazılmış.Ölüm tarihinde 8 sayısının sonsuz işaretiyle belirtilmesi büste ayrı bir anlam yüklemiş.Calea Victoriei caddesinde Mustafa Kemal Atatürk Meydanında bulunuyor.Büst yan tarafta bulunan "Ramada Majestic" oteli tarafından yaptırılmış. Atatürk'ün ölüm yıldönümünde büstün etrafı çiçeklerle süslenirmiş.Dünyanın kabul ettiği liderimiz önünde bir kez daha saygıyla eğiliyoruz.

Karşısında tiyatro binası bulunuyor. Bu çok güzel geniş bir cadde. Sanırım Bükreş'in iyi bir semti.Birşeyler atıştırdıktan sonra arabayı teslim ediyor ve havaalanına gidiyoruz.

Romanya ülkemize çok yakın ve gezerken zevk aldığımız bir yer. Umarım tüm gezginlerin yolu bir gün buraya düşer.

 

Fotoğraflar yazara aittir.

 

 

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz