» Kendingez » Forum » GEZMEK İÇİN GEREKLİ BİLGİLER » İstanbul'a yakın haftasonu gezilecek ve kalınacak yerler

İstanbul'a yakın haftasonu gezilecek ve kalınacak yerler

İstanbul'un yorgunluğundan kaçmak için yakın gezi mekanları küçük keşfedilmemiş sahil kasabaları hakkında paylaşım.
maskot
19-02-2008
İstanbul'a yakın haftasonu gezilecek ve kalınacak yerler
İstanbul'un yorgunluğundan kaçmak için yakın gezi mekanları küçük keşfedilmemiş sahil kasabaları hakkında paylaşım.
Papatya
20-02-2008

Merhaba,

Ben dönem itibariyle Abant ve Kartepe turu önerebilirim . Karda iki yerde muhteşemdir. Doğanın güzel görüntüsü karşısında dinlenir , aktivitelerle eğlenebilirsiniz.

cosmology
21-02-2008

Ben de Kıyıköy'ü önerebilirim.İstanbul'un hem kıyıcığında hem de bir o kadar da uzağında...

Okyanus
23-02-2008
Şile'yi öneririm. Kavalla Parkı ve Deniz feneri bence harika...
fikifik
25-02-2008
bolunun gerede ilçesinde Greenpark kaya otel var..bu mevsimde gidilebilecek en guzel yer..tavsiye ederim..
fikifik
25-02-2008
bolunun gerede ilçesinde Greenpark kaya otel var..bu mevsimde gidilebilecek en guzel yer..tavsiye ederim..
Cloud
26-02-2008
Rumeli Feneri ve Garipçe Köyü (Köy kahvaltısı için birebir)
Kemerburgaz ve çevresindeki doğal alanlar(zaten gidilen yol harika)
Anadolu Feneri (Manzaraya hayran kalacaksınız), Anadolu Fenerine giderken Yuşa öncesindeki kahvaltılık mekanlar.
Riva.
Fatih Ormanı.
Pendik ve Yakacık çevresindeki tepelerde bulunan lokantalar.(Kimisi Belediyeye ait ve çok ucuz)
zelda
28-02-2008

anadolu kavağını öneririm beykozdan sonra gelen küçük bir kasaba kıvamında muazzam bi yerdir.bir tarafın deniz diğer tarafın orman tepede osmanlıdan kalma bir yıkık kale vardır ki manzarası güzeldir hatta dikkatli bakarsanız marmara bitişi karadeniz başlangıcını görebilirsiniz suların koyu ve açıklığından.

nimi
04-03-2008
Maşukiye ve Sapanca Gölü çevresini tavsiye edebilirim. Maşukiye'de Yazıcılar Yayla Otel'de kaldık. Otelin önünden akan şelale ve yeşil alanlar çok güzel bir manzara meydana getiriyor. Sapanca Gölü çevresi de fotoğraf çekmek için çok uygun.
deştileyli
13-03-2008



anadolu kavağını öneririm beykozdan sonra gelen küçük bir kasaba kıvamında muazzam bi yerdir.bir tarafın deniz diğer tarafın orman tepede osmanlıdan kalma bir yıkık kale vardır ki manzarası güzeldir hatta dikkatli bakarsanız marmara bitişi karadeniz başlangıcını görebilirsiniz suların koyu ve açıklığından.


cenevizlilerden kalma yoros kalesidir o eğer yanılmıyorsam.
deştileyli
16-03-2008
düzce merkez de binef at çiftliğini tavsiye ederim. çiftlik sahipleri çerkes. şanslıysanız şenlik havasında, akordeon eşliğinde dans eden çerkes gençlerinin gösterisine şahit olabilirsiniz. çocuklar için midilliler de var. öğle vaktine kadar brunch daha sonra da yemek servisi var. kahvaltı çok güzel. hamaklar da dinlenin ya da tavla oynayın. açık hava, güleryüzlü mekan sahipleri. 
ayrıca düzce'de samandere, güzeldere şelaleleri, cumayeri ilçesinin dokuzdeğirmen köyünde melen çayı kenarında bulunan rafting tesisi ve lokanta da tavsiye edebileceklerim arasında.
nevra
20-03-2008
MİHRABAD

Kanlıca’nın hemen üstünde yıllara, şarkılara ve İstanbul’un bütün renklerine şahitlik etmiş bir doğa harikası, İstanbul Boğazı’na hakim bir tepe üzerine kurulan koruluk, fıstık çamları, erguvanlar, çınarlar ve serviler başta olmak üzere bir çok ağaç ve bitki türünü barındırıyor. Özellikle bahar aylarında katır tırnakları ve defne kokuları arasında dolaşmak ayrı bir keyif.

200 dönüm üzerine yayılan mesire yerinde oturma alanları, büfe, koşu parkuru, çocuk parkı ve diğer birimler yer alıyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün en güzel göründüğü yerlerden biri olan Mihrabad, istanbul’a gelen yabancıların da önemli uğrak noktalarından.

Mihrabad Mesire Yeri’ne sahilden Kanlıca yönünü takip ederek veya TEM bağlantı yolu Kavacık Tekke mevkiinden ulaşılabiliyor.


BENTLER

İstanbul’un en temiz havaya sahip bölgelerinden biri olan Belgrad Ormanları’nın en güzel mesire alanı olan Bentler bölgesi, adını, Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla birbiri ardına inşa edilen, Topuzlu Bendi (1750), Valide Bendi (1796) ve 2. Sultan Mahmut Bendi’nden (1839) alıyor. Tesisin büfesinden piknik için gerekli şeyleri almak mümkün. Ormanın derinliklerine kadar uzanan yürüyüş parkurları ve bisiklet yolu da ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği bölümler. Bentler bölgesinde ilkbaharda yeşil renk, sonbaharda ise kırmızının tonları etrafa hakim oluyor. Yaz aylarında, ağaç gölgelerinin sağladığı serinlik ile özellikle piknikçiler tarafından tercih edilen bölge, kışın da kartpostalları aratmayacak manzaralara bürünüyor.

Bölgeye Belgrad Ormanları’nın Bahçeköy girişinden hemen sağa dönen asfalt yolu takip ederek ulaşılabiliyor.


nevra
20-03-2008
MİHRABAD

Kanlıca’nın hemen üstünde yıllara, şarkılara ve İstanbul’un bütün renklerine şahitlik etmiş bir doğa harikası, İstanbul Boğazı’na hakim bir tepe üzerine kurulan koruluk, fıstık çamları, erguvanlar, çınarlar ve serviler başta olmak üzere bir çok ağaç ve bitki türünü barındırıyor. Özellikle bahar aylarında katır tırnakları ve defne kokuları arasında dolaşmak ayrı bir keyif.

200 dönüm üzerine yayılan mesire yerinde oturma alanları, büfe, koşu parkuru, çocuk parkı ve diğer birimler yer alıyor. Fatih Sultan Mehmet Köprüsü’nün en güzel göründüğü yerlerden biri olan Mihrabad, istanbul’a gelen yabancıların da önemli uğrak noktalarından.

Mihrabad Mesire Yeri’ne sahilden Kanlıca yönünü takip ederek veya TEM bağlantı yolu Kavacık Tekke mevkiinden ulaşılabiliyor.


BENTLER

İstanbul’un en temiz havaya sahip bölgelerinden biri olan Belgrad Ormanları’nın en güzel mesire alanı olan Bentler bölgesi, adını, Osmanlı İmparatorluğu döneminde şehrin su ihtiyacını karşılamak amacıyla birbiri ardına inşa edilen, Topuzlu Bendi (1750), Valide Bendi (1796) ve 2. Sultan Mahmut Bendi’nden (1839) alıyor. Tesisin büfesinden piknik için gerekli şeyleri almak mümkün. Ormanın derinliklerine kadar uzanan yürüyüş parkurları ve bisiklet yolu da ziyaretçilerin en fazla ilgi gösterdiği bölümler. Bentler bölgesinde ilkbaharda yeşil renk, sonbaharda ise kırmızının tonları etrafa hakim oluyor. Yaz aylarında, ağaç gölgelerinin sağladığı serinlik ile özellikle piknikçiler tarafından tercih edilen bölge, kışın da kartpostalları aratmayacak manzaralara bürünüyor.

Bölgeye Belgrad Ormanları’nın Bahçeköy girişinden hemen sağa dönen asfalt yolu takip ederek ulaşılabiliyor.


camkenari
20-03-2008
Erdek..

İstanbul' dan Bandırma' ya kalkan feribotlara binip, Bandırma' dan da Erdek'e geçebilirsiniz. Tavsiyem Haziran başı veya Eylül sonu gibi, okullar açıkken gitmek
camkenari
20-03-2008
Erdek..

İstanbul' dan Bandırma' ya kalkan feribotlara binip, Bandırma' dan da Erdek'e geçebilirsiniz. Tavsiyem Haziran başı veya Eylül sonu gibi, okullar açıkken gitmek
nevra
04-04-2008

ağva-şile-polonezköy

Zeynep
10-04-2008
Kıyıköy veya Büyükada
sinisa
06-05-2008
...
cemms
10-05-2008
geçen hafta karavanla kıyıköyde iki gün kaldık  rüya gibiydi herkeze avsiye ederim.
bidahaki sefer iğne ada planlıyorum bilen varsa fikirlerini yazarsa sevinirim
ZEHİS
14-05-2008

Ağva yı tavsiye ederim,
deniz,kumsal,doğa harika bir yer,dinlenmek için yalnız ,bisiklet sürebilirsiniz,kano kiralıyabilirsiniz ve istanbul a çok yakın

replik
04-04-2009
iğneada'ya 2 sene önce sonbaharda gitmiştim. gidene kadar yol çok keyfli, ıstıranca ormanlarının arasından denize iniliyor..ancak oraya varınca hayal kırıklığına uğradım, kalmak üzere gittiğimiz yerden tek açık olan restorantta balık yiyip geri dönmüştük.
replik
04-04-2009
Garipçe'yi tavsiye ederim. Özellikle kahvaltı için.. Rumeli Feneri'ne gelmeden son balıkçı köyü. Koç Üniversitesi açılmadan önce çok daha sakin idi..
tütü
04-04-2009
Evet, Garipçe küçük Sürmene diyebiliriz. Çarşamba günü orada idim. Beş altı sene önce bir kez daha gitmiştim. Bir tek restoranı vardı. Şimdi üçe çıkmış. Bu iyi mi kötü mü bilmem ama, biz herşeyi çabuk tüketip bozuyoruz. Yerli halkı balıkçı ve hemen hepsi Sürmene'li. Bir iki de sivil mimari örneği olabilece ahşap bina ve  Cenevizlilerden kalma olduğu söylenen bir kale kalıntısı var. Hafta içi olmasına rağmen on onbeş araba vardı.Bence artık kaçış yeri olma özelliği ve suküneti kayboldu...
haymatlos
28-05-2009

Rumelfeneri ve Anadolu Kavağı, Kıyıköy, Gebze Ballıkayalar
cherryblossomgirl
08-07-2010
ağustos başı dört gün, istanbuldan çok uzak olmayan bir yere kaçalım diyoruz. öneriler?

not: kıyıköy, ağva, şile, sapanca denmiş genelde, başka öneri yok mu?
Zeynep
09-07-2010


riva olabilir hatta bir bakıyorsun bizde ordayız :)))

yarenb
12-07-2010
dört günlük bir plan yapılacaksa istanbul yakınlarından ege kıyılarına ulaşılabilir bence...
bozcaada, gökçeada, çanakkale, saros, hatta asosa kadar inilebilir...
oralara gitmişken cunda da bir akşam geçirilmesi tavsiye olunur :)
cherryblossomgirl
14-07-2010
yol iki üç saatten fazla olmasın diyoruz yarenb, yoksa ben de o rotayı düşünmüştüm ama üç gün için uzak yerler.. :(

erikli diyorlar ama erikliyi öneren var mı? avşa çok kalabalık diyorlar yoksa avşayı düşünecktik..

Zeynepçim bizim tatil ağustos ortasına sarktı, yoksa denk gelirdik belki? Fakat şu 8 Agu starbucks'a gelmeyi düşünüyorum :))
incialp
17-07-2010
ben erikli yi öneririm ama fazla beklentiniz olmasın. birkaç gün kafa dinlemek isterseniz ideal bence ya da saros körfezinde başka güzel yerler de var...
bora arasan
19-07-2010
İstanbul içinde nefes alırım diyor ve bunu hafta sonu süresindeki bir yada iki günde yaparım diyebiliyorsanız...

Büyükada ve Heybeli... İkisini de birer günde gezersiniz. Bisiklet kiralayın, dolaşın. Konaklamaya gerek yok. (İstanbullular için böyle diyorum)

Şile ve Ağva demiyorum. Şile ve Ağvanın Pazar günü dönüş yolu işkence.

Bentler ve su kemerlerini içeren bir günlük tur. Yorucu olur ama güzel olur. Özel araçsız olmaz.

İstanbul 'un kuzeyinde Garipçe var ama oradan Fener 'e geçiş yapılırsa daha neşeli olur.

Merkezden minimum üç saatlik ulaşımla gidilebilecek yerler içinse Edirne, Yalova ve İznik diyorum.
NEŞE
19-07-2010
Sevgili Bora,hiç hafta sonu adalara gittiniz mi son yıllarda,hiç hoşunuza gitmeyecek görüntüler sinirinizi hemen ,anında bozabilir...Ama Edirne,İznik,Yalova olabilir...Ben katılırım diye düşünmedim,sadece bir fikir vermek istedim,sizin ve benim gibi sanat tarihi ile içli-dışlı olanlara Yalova da bile görülecek o kadar çok eser var kiii.
cherryblossomgirl
20-07-2010

Her haftasonu büyükadadayım zaten :)

3-4 saat diyordum ama daha fazla bir yolu olsa da Kalem adasını çok önerdiler, hiç giden var mı, tavsiye eden var mı?
bora arasan
20-07-2010

Neşe Hnm,

25 sene Heybeliadada yaşadım.Yıl be yıl adalar genelinde derin bir kalite düşüsü söz konusu.

Haftasonları yaşanan çılgın kalabalık, denize girebilecek yer ve ortamın neredeyse kalmıyor olması gibi handikapları göz ardı etmek imkansız. Faytonların bilimum dışkı kaynaklı görünüm ve koku ise her zaman olan sıkıntılar.

Ama genede özellikle Büyükada sivil mimari örneklerini görme açısından oldukça zengin.


NEŞE
20-07-2010
Sevgili Bora, Yalova yakınlarına gidersen mutlaka Başkent 1 sitesi (Çiftlikköy) içindeki "Karakilise "yi gör,sitenin tam ortasında,önce disko yaptılar,neyse ki şimdi daha iyi durumda. 8yy.kökenli bir 12.yy. Bizans kilisesi,kapalı yunan haçı planında. Bu bölge antik çağın PYLAİ kenti,sahilde de eski bir limanın izleri vardı,şimdiki durumunu bilmiyorum sahilin...Sevgiler...
bora arasan
21-07-2010
Yalova da belirttiğiniz gibi pek çok gezilecek yere sahip. Termal var en azından.

Turim fuarında Kocaeli ve Düzce belediyeleri ve kültür turizm müdürlüklerinin dağıttıkları kitapçıklarda genelde doğa yürüyüşü için ideal yöre ve rotalar mevcuttu. Son zamanlarda kitapların baskı ve içerik açısından kaliteleri bir hayli arttı.

Bu sene fuara binrotadan grup olarak gitmeli...
Corto_Turco
21-07-2010
Kalem Adası, bizim Çandarlı-Dİkili arasındaki Kalem Adasıysa yolu 8-9 saati bulur. Ayrıca orası tuhaf bir yer. Her isteyen giremiyor. Rezervsyonla, "çok özel" mizafirler kabul ediliyormuş deniyor. Bende biraz sosyetenin toplanıp alem yaptığı bir yer imajı çizdi.
edda
25-07-2010
bugünkü haberler kısmında okudum. bu yıl adalarda ilk kez festival düzenleniyormuş. böyle aktivitelerle belki durum biraz düzeltilebilir, kalite düşüşü konusunda size katılıyorum Bora. ve bu yüzden bazı kurallar getirilmesi gerektiğini düşünüyorum. malesef bizim halkımız kurallar olmadığında ipin ucunu her zaman kaçırıyor. umarım adalarımızı da kaybetmeyiz...