Kendingez » Ülkeler » Fransa » Paris » PARİS GEZİSİ 2
677
Gezdiği Yerler:Fransa, İngiltere, İsviçre, İsveç, Belçika, Hollanda, İrlanda, İskoçya, Norveç
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 4850
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 66

PARİS GEZİSİ 2

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 23-09-2009
|
Yazı Tarihi: 26-09-2009
Evet, gördüğünüz gibi Paris boşalmış, yaz turistleri çekilmiş, tatile çıkan Parisienler dönmüşler, at kestaneleri dökülmeye başlamış, sabahın erken saatlerinde bouluangerilerden sokaklara yayılan çörek kokusu.. Bir de Japon turistler... Her yerdeler.. Bir de biz.

Bouluvard de St Germain'den başlamak ister misiniz?. Envai çeşit mağaza vitrinine bakacağım diye kaldırımdan kaldırıma ceylan gibi sekmekten yorulacaksınız. Yakınlarda St Germain De Pres kilisesi var giriverelim, loştur serindir, kafa dinlersiniz hem... Ayrıca bu kilise tarihte görülen en büyük katliamlardan birine de mekan olmuştur, 320 kadar rahip fransız devrimi sırasında devrimciler tarafından kilise bahçesinde satır ve kılıçlarla parçalanarak katledilmiştir. Ayrıca kilise haziresinde Descartes yatıyor. Ve sonradan kiliseye baş rahip olduğu söylenen bir Polonya kralı, kitabesinden öyle anladım. Bir fatiha okusam mı? Abartmamaya karar verdim. Toprakları bol olsun deyip çıkalım kiliseden.

Sizi hemen karşı kaldırıma Cafe De Flore'a davet edebilir miyim? Oturun lütfen, sıcak çikolata ve gofret öneririm. Burası Paris'in en meşhur kafelerinden biri, varoluşçu felsefenin babalarından, J.J. Rouseau burada oturup ince fikre dalaraktan varoluşçluğun ana fikri olan “varlık özden önce gelir” cümlesini ifşa etmiş. Eh demek ki burada insana ilham veren bir şey var diyerekten ben de tefekkür edeyim dedim, bir saat sonra “abi adamlar kafe hadisesini çözmüşler, bu gofretin içine ne koyuyorsunuz ki yemeye doyulmuyor zalımlar” dan başka bir cümle çıkmadı.

Art deco sevmem ben diyorsanız peki hemen ileride Les Deux Magots var. İçeride iki çinli tüccarın heykeli var. O yüzden adı Deux Magot. Buranında müdavimi Victor Hugo... Sefiller'i burada karalamış hazret. Deux magot'un mutfağı da iyidir. Eğer denk gelirseniz molue a la creme öneririm. Eh kalkalım mı, Seine nehri kıyısına ne dersiniz, önce bir Paris köprüsü üzerinden Seine manzarası (pont Neuf)... Sonra gelin aşağıya rıhtıma inelim... farkındaysanız geldiğimizden beri hava yağıyor, Seine biraz taşmıştır, izin verin Seine Nehri ayaklarınıza dokunsun... Yanıma bir şişe şarap almıştım, Birkaç da kadeh, Seine kıyısında şarap içmek fena olmaz, hem hep ben konuşuyorum, biraz da siz anlatmış olursunuz.

Bakın şurası Hotel De Ville, yani belediye sarayı. Önündeki meydanda vakti zamanında cadı olduğundan şüphelenilen kadınlar yakılırmış, ayrıca her türlü idam cezası ve işkence halka açık olarak bu meydanda yapılırmış, şimdilerde envai çeşit festival, tiyatro, dans gösterileri konserler yapılıyor bu meydanda, sair zamanda da patenciler fiti fiti dönüyorlar belediye binasının önünde. Çok zengin bir sanat koleksiyonu vardır Hotel De Ville'nin görmek ister misiniz? Not : Hotel De ville binalarını gerçekten otel sanıp, belediye encümenine “hişşt mösyo bakcan mı be anam, bize iki kişilik oda, vakansi vakansiii” diye mayna olan vatandaşlarımız olduğu şeklinde bir kent efsanesi de vardır, denk gelmiş değilim:)

Yürütüyorum sizi biraz yorulacaksınız, ama değecektir inanın.Şimdi tekrar karşı kıyıya geçip Bouluvard De St Michael'de yürüyelim. Bakın burada kitapçılar çoktur, ayrıca müzik mağazaları ve kırtasiyeciler de var. Sorbonne üniversitesi bu bulvarın üstünde, dönüşte avlusuna gireriz. Şimdi Quartier Luxembourg bölgesine gidiyoruz. Jardins Du luksembourg'a gideceğiz. Paris'in en sevilen parkına. İçinde Parisli veletlerin oyuncak yelkenli yüzdürdükleri bir havuz, kukla tiyatrosu konser ve tenis kortu alanları var. bir de demir sandalyeler. Jardins Du luksemburgda kitap okumanın Entelektüel faaliyet dışınfda sizi sosyalleştrdiği tek yerdir. Şöyle ki..Racon şudur. Elinizde kitapla yürürsünüz ve o demir sandalyelere oturmuş fransız kızları size laf atarlar. Evet alenen... Ya da kitabınızı açar okursunuz yanınıza gelirler, “hmm ne okuyorsun, Ah Marc levy, bayılırım ama bunu okumamıştım, hadi anlat bana”... derler... siz de fransız kültür'e 3 kurdan sonra niye devam etmedim diye başınızı vurcak taş ararsınız. Andre Gide ve Verlaine'dan beri burada böyle olur. Ha ama siz kısmetsizsinizdir, bunu ben bilemem, sakın gidip de saatlerce parkta ağaç olduktan sonra “ama benim yanıma kimse gelmedi” diye bana şarlamayın, bazı şeyler herkese her zaman olmaz.

Bakın yakınlarda St sulpice klisesi var. Davinci Code filmnini izlediyseniz bilirsiniz. Hani şu albino rahibin kilise döeşemesinin kırıp kilit taşını aradığı bulamayınca da rahibenin kafasını taşla vurarak dağıttığı kilise... Ortasından geçen gül çizgisi var, hesapta dünyayı ve parisi ikiye bölen hayali bir meridyen... görülesi bir yer. Gizemli evet, masonlar tapınakçılar, hristiyan mitolojisi, sırlar... Ayrıca kilise meydanında Paris'in en meşhur kafelerinden biri olan Cafe De la Maire var. Ayrıca meydanda çok güzle bir çeşme var, dört yönünde dört kardinalin heykelinin olduğu bir çeşme... Bu kiliseye atanan rahipler asla kardinal olamamışlar onun anısına şeklinde bir öyküsü de var.Çeşme demişten gelin parkın içindeki Medicis çeşmesini de göstereyim size, fransaya kraliçe olarak gelin gelen italyan Marie De Medicis memleket hasreti çekince kocası tarafından bu çeşme yaptırılmış, kadın çeşmeyle nasıl teselli oldu bilemem tabi... Kral da adam değilmiş o kadar söyleyeyim. Karına biraz şevkat göster değil mi, üzülme güzelim de , bak fransa emrinde istediğin gibi takıl de, ananı özledikçe ben köyüne yollarım seni de... Çeşme yaptırmak nesi? Dört beş tane de metresi varmış gözü körolasının.... Ah erkek milleti değil mi kardeş hepsi aynı, en iyi koca ölü kocadır hiç olmazsa yattığı yeri bilirsin vallahii.Öhö..

Bakın akşam olmak üzere. Nehre doğru gidelim tekrar ama siz yoruldunuz...Pantheon'u gezecektik daha....Peki o zaman gelin metroya binelim şehrin karşı kıyısına taa öbür ucuna, Montmartre'a gidelim. Pigal Caddesinde Moulen Rouge var. Bilirsiniz. Asırlık bir gösteri... Ama yiyecekeler bayat şampanyalar ekşimiştir açık söyleyeyim. Ayrıca Pigal bölgesi Paris'in günah merkezidir. Kenardan kıvrılarak teleferikle ya da dizinizde derman kaldıysa yürüyerek sizi Sacre Coure kilisesinin merdivenlerine götürmek isterim. merdivenlerde oturup paris çatılarını kuşbakışı izleyeceğiz, göreceksiniz ki yüzlerce çift merdivenlerde sarmaş dolaş romantik bir paris akşamını yaşıyor, ayrıca jonglörler, dj' ler, shirbazlar da bizi eğlendirmek için oradalar... Bir ara Sacre Coure 'da girelim. salı günleri akşam ayininde ilahi okuyan rahibeye makber'i okutsak oturur ağlarız, kadında ümmü gülsüm gibi ses var o derece yanık. Sizi Sacre Coure merdivenlerinde bıraksam şimdilik. Bakın uzaktan Eiffel sizi selamlıyor.

Ben nereye mi gidiyorum? Benden önce buralarda dolaşmış abidin dino'nun, yılmaz güney'in, zülfü livaneli'nin ve daha evvelden buralarda çokca sürünmüş jöntürklerin hayallerinin peşinden montparnnasse sokaklarına. Dostum şövalye Pardallian da birazdan elinde uzun tüylü şapkası kadife elbisesi içersinde arzı endam eder, beraber Ouze şarabı içeceğiz. ..Dönüşte sizi bulurum olmaz mı?

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

- karablacksea 28-09-2009 09:32:59

çok güzel bir yazı . teşekkürler. ben de 14 ekim de Parisde olacağım 1 hafta gezeceğim. Tüm paris yazılarını okuyorum. çok mu soğuk olur?
- CyranoDeBergerac 28-09-2009 12:40:12

en iyisi yanınızda küçük bir şemsiye bulundurmanız kaban olmasa bile özellikle akşamları sizi sıcak tutabilecek bir mont... tam tersi de olabilir, montla çıkıp bir saat sobra ter içinde de kalabilirsiniz... kısmet.
- dolcevita 28-09-2009 12:45:35

2 ocakta sizi orda bulur muyum acaba, yazıda bıraktığınız yerde? :))
- CyranoDeBergerac 28-09-2009 12:51:57

Akşamüstü, parise karanlık çökmek üzreyken Sacre Coure merdibenlerine şöyle bir bakın, orad ayoksam kral Navar ARagon kralo henry'e kafa tutmaya giden pardallian'a yardım etmek için montparnasse kapısındayımdır.
- CyranoDeBergerac 28-09-2009 12:53:35

yukarıdaki yorumdaki yazım hataları korkunç ama fransızca windows ile çalışmak ve fransız klavyesini bilenler halimden anlarlar. affedin:)
- karablacksea 28-09-2009 13:20:20

şöyle madde madde gezilecek yerleri birisi sevabına yazıya alsa ne iyi olur..
- karablacksea 28-09-2009 13:26:17

saol Vg, bu yazıyı görmüştüm ama burdaçok genel ve sadece 11 yer var.bunun gibi mesela 25-40 yeri madde madde ve adresleriyle vs.. gibi yazılı olsa güzel olurdu. ama çok şey istiyorum sanırım. kimse yapmaz. ben geziden gelince elimden geldiğince bu tarz bir yazı oluşturacağım.çünkü ilk defa gidecekleri için lazım birşey.
- CyranoDeBergerac 28-09-2009 14:28:25

sevgili karablacksea, aslında daha güzeli bir şehirde kaybolmak ve öyle keşfetmek değil midir? Böylece biz de sizden bilmediğimiz yerleri öğrenmiş oluruz. Hem siz de kendi Paris'inizi bulmuş olursunuz.Çok bilmişlik yapmak istemem ama:)
Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz