Kendingez » Ülkeler » Fransa » Paris » Paris: İlk kez gidenler için
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 21746
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 57

Paris: İlk kez gidenler için

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 29-12-2007
|
Yazı Tarihi: 18-02-2008

Türkiye'den giden uçaklar Paris'te Charles de Gaulle Havalimanı'na değil, Orly Havalimanı'na iner. Ben de eşimle 2008 yılbaşını Paris'te geçirdim. Bu yazımda daha önce Paris tecrübesi olmayanlar için kısa ve faydalı bazı bilgiler, öneriler vermek istiyorum. Orly'e iner inmez havalimanı'nın information desk'ine gidip bir adet "I am Landing" haritalarından isteyin, ücretsiz veriyorlar. Bu broşürde iki harita mevcut, biri detaylı ve büyük bir sokak planını, diğeri ise küçük bir metro ağını gösteren harita. Bu minik ama inanılmaz faydalı harita tüm Paris tatiliniz boyunca sizin sağ kolunuz, pusulanız, ışığınız olacaktır, emin olabilirsiniz.

Öncelikle kalacağınız otelin hangi metro istasyonunda olduğunu haritadan bulun (daha Türkiye'den ayrılmadan otelin hangi sokakta ve Paris haritasında aşağı yukarı nerde olduğunu internetten bulduğunuzu farzediyorum), bulamazsanız o desk'teki bay/bayandan yardım isteyin. Havalimanından hangi gate'ten çıkacağınızı öğrendikten sonra şehir merkezine yakın bir yerlere giden, bizdeki Havaş'a benzer küçük otobüsler var, kişi başı 6 euro civarında alıyorlar. Haritadan yararlanarak bu otobüsten hangi durakta ineceğinize bakın, zira büyük ihtimalle otelinize gitmek için otobüsten indikten sonra metroya binmeniz gerekecek. Şimdi şöyle diyenleriniz olacaktır, yahu ne uğraşıcam otobüsle, metroyla, saat olmuş zaten gecenin körü ne işim olur bunlarla, atlarım taksiye giderim otelime. Ama hakikaten gerek yok, çünkü sadece ücretinin düşüklüğünden değil, son derece zevkli ve kolay oluşundan. Zaten hemen herkes metroyu kullanıyor Paris'te. O elinizdeki harita o kadar açıklayıcı ki, yabancı dil bilmenize gerek yok, aptal biri olmanız lazım Paris'te yolunuzu kaybetmeniz için. Her metro hattını haritada farklı bir renkle göstermişler. Bazen otobüsten indiğiniz noktadan otelinizin yakınına direkt giden bir metro hattı olmayabilir ama iki hat değiştirerek gidebilirsiniz çoğu zaman. Havalimanından bindiğiniz otobüs 25-30 dk'da şehir merkezine gider, ordan da yine ortalama bir 15-20 dk.'da ineceğiniz metro istasyonuna varırsınız. Tabi bu metro seyahatinin tek handikapı gece vakti hangi istasyonda ne tip insanların bineceğinin belli olmamasıdır ama eğer turist sezonunda giderseniz elbet metronun içinde başka çiftlerde oluyor ama garantisi yok tabiki.

Eğer Paris'te 3-4 gün gibi bir süre geçirecekseniz ve ilk defa gidiyorsanız aslında ancak ve ancak herkesin bildiği belli başlı yapıları görerek zaten tüm zamanınız bitecektir. Nedir bu yerler peki? Tabiki başta Eiffel Kulesi, Zafer Takı, Louvre Müzesi, Notre Dame Kilisesi, Seine Nehri turu, Champs Elysees, Sacre Coeur ve Disneyland'tır. Bunları gezmek minimum 4 gününüzü alır zaten.  

Eiffel'e gideceğiniz gün ilk iş olarak onu seçin. Açılış saatinde kuyruğa girin ki bir kaç saat sonra yüzlerce kişiden oluşan kuyrukta beklerken ağaç olmayın. Hele hele kışın gidiyorsanız sadece ağaç da olmazsınız donmuş bir ağaç olursunuz. Paris'in soğuğu ve rüzgarı meşhurdur, adamı fena çarpar, o yüzden hazırlıklı gidin. Eiffel'in en tepesine çıkmak için yanılmıyorsam şu an için €11,5 ödeniyor. Çıkıp inmeniz yine birkaç saatinizi alacaktır. İndikten sonra önündeki uzun Champ de Mars çimenlikleri boyunca yürüyün ve yol ayrımına gelindiğinde durup diğer çiftlerden rica edip arkanıza aldığınız Eiffel Kulesi önünde klasikleşmiş anı fotoğrafını çektirin.

Louvre müzesi devasadır. Bazı günler içinde extra sergiler olur, onlarla vakit kaybetmeden Mona Lisa'yı görmek isteyenlerdenseniz daha düşük bir ücret ödeyip motor hızıyla metrelerce yürüyüp meşhur İtalyan ressamlarının resimlerinin olduğu odayı bulun ve mümkün olursa Mona Lisa'nın tam karşısına geçmeye çalışın, tabi Japon'lar izin verirse:)

Zafer Takı'na (Arc de Triompe) normalde asansörle çıkmak sadece sakatlara ve hastalara tanınan bir hak ama Türklüğünüzü gösterin, bir yolunu bulup mini asansörünü kullanın. Size inanılmaz zaman ve enerji kazandıracaktır. Giriş ücreti €8. Tepesinde öyle ahım şahım bir vaziyet yok ama kesişen ana yolları seyretmek ve Paris manzarası fena değil. Eğlenceli olmasını istiyorsanız kendinizi bir an Napolyon'un yerine koyun ve o caddelerden gelen yüzbinlerce askeri selamladığınızı hayal edin, herkes sizin selamlayan elinize bakıyor. Ne hoş olurdu değil mi?

Disneyland'a gidecekseniz minimum 1 tam gününüzü ayırın ama ilk önce Disney tarafına değil Film Studyoları tarafına girin, zira burası saat olarak daha önce kapanıyor. Ama öyle birkaç saatte burayı bitirmek mümkün değil, dolayısıyla ordan çıktıktan sonra Disney tarafını tamamen gezmeye zamanınız yetmeyecektir. Küçük çocuğunuz varsa tabiki Disney tarafı daha ilginç olabilir ama Film stüdyolarındaki özellikle Cinemagique gösterisi, Trenle park içi dolaşma ve Korku Oteli en iyiler. Disney tarafında da roller coaster güzel. Disneyland biletinizi daha önceki bir gün Champs Elysee üzerindeki ana mağazasından almanızı tavsiye ederim, zira park'a gittiğiniz gün izdiham içinde bir de bilet almak için uğraşmayın. Hem Stüdyo'ları hem de Disney tarafını aynı günde gezmek istiyor ve becerebiliyorsanız ücreti €57 kişi başı.

Notre Dame ihtişamlı bir kilise. Önündeki alanda onlarca uzak doğulu amca turistlerin kara kalem portrelerini çiziyor, çizdirecekseniz sıkı bir pazarlıkla ilk fiyatı %50'lere kadar indirebilirsiniz. Kilise'de ayin varsa daha ilginç olabilir. Jeanne D'Arc heykeli, İsa'nın yaşamını anlatan gravürler güzel.

Seine Nehri'nde botla tur atmak isterseniz hemen Eiffel Kulesi'nin önündeki merdivenlerden inin, ordaki üstü hem açık hem de kapalı olan büyük teknelerde bir turun fiyatı €10. Farklı dillerde yanında geçilen yapılar hakkında bilgi veren kulaklıklarınız oluyor.

Otel olarak Zafer Takı'na ya da Eiffel Kulesi'ne yakın yerleri tercih edin, fazla kuzey'den yer ayarlamayın zira Orly Havalima'nına çok uzak olur, dönüş uçağınız erken ise otelden çok erken ayrılmanıza sebep olabilir.

Metro biletleri €1,5. Tüm tatiliniz boyunca ne otobüse ne de taksiye binmenize gerek yok. Metro sistemi bir harika. Adamlar resmen demir ağlarla örmüşler şehri tıpkı Londra'daki gibi.

Yiyecek işi biraz sıkıntı olabilir, et mevzuları yüzünden. Ben baget ekmek arası peynir tarzı şeyler ile idare edin derim ya da spagetti tarzı bilindik şeyler.

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

- Allegra 14-04-2009 21:53:49

Haftaya Paris'e ilk gezimi gerçekleştireceğim, şimdi karıştırıken buldum yazınızı, çok iyi özetlemişsiniz herşeyi kesinlikle çok işime yarayacak, teşekkürler! :)
- TülaySahillioğlu 28-04-2009 23:21:58

iki hafta sonra Paris'e gidicem bilgilerinizin tatilimde çok yararlı olacağına inanıyorum teşekkürler..;)))))
- tofi 27-05-2010 14:06:08

elinize sağlık, çok guzel yazi olmus, tek sorum CDG havaalanı diil de orly ye iner demişsiniz, buna emin misiniz? zira biletimde istanbul-CDG diyor da suan.
Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz