Kendingez » Ülkeler » Fransa » Paris » Paris´e yolculuk -1. bölüm
1433
Gezdiği Yerler:Viyana, Salzburg, Graz, Klagenfurt, Linz, Budapeste, Prag, Lübjana, Paris, Londra, Münih, Hamburg, Berlin, Frankfurt, Stockholm, Milano, Venedik, ....
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 3588
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 34

Paris´e yolculuk -1. bölüm

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 01-04-2006
|
Yazı Tarihi: 25-09-2009
2006'da 4 günlük bir Paris gezim olmustu, bazi bilgiler cok güncel olmayabilir ama icerik olarak ilginizi cekebilir diye düsündüm :). Persembe aksami baslayan PARIS macerasi , pazar gece eve dönüsle sonuclandi. Nerelere gittim , neler yedim ictim, genel bir özet geceyim dedim. Ilk günle baslayim, hafta icinde de devam ederim sonraki günlerle ilgili yazilara.

Bundan bir süre önce SPAR marketlerinde tek yön 29 Euro olan biletlerden almistik. Paris te bulunan arkadaslarin yerlerinin müsait olmasinda da yararlanip ,bu sefer ki yolculugu oraya yaptik. Gidis Düsseldorf üzerinden aktarmali idi, ama yinede güzel gecti yolculuk. Ucagin indigi Terminal 3,en uc noktada kalan , genelde "Ucuz havayollari"nin kullandigi bir yer. Havaalanindan sehre inis ayri bir macera idi. Otobüs olaylari ve bilgilendirme tabelalarinin kötülügünü anlatmaya gerek bile duymuyorum.

Sehre inerken "
RER" adi verilen trenlere binmek icin bile bilet alirken ,sadece "fransizca" olan makinlardan biletler alindi.Saatin daha 21:00 olmasina ragmen bile bir tek informasyon gisesi yoktu. Insan Viyana'nin degerini bir daha anliyor,nerde bizim U-Bahn lar,asansörler,yürüyen merdivenler, ... Neyse biletler alindi, sehre inildi. Metro ile bir transferden sonra kalacagimiz Atölye ye gelindi. Burasi Avurtuya'nin Kärnten eyaletine ait olan ve ordaki sanatcilara belli dönemlerde burs tarzinda verilen bir yer.O sürede orda hem kalip hem calisacabilecek sekilde yapilmis bir atölye. Arkadaslarimizin iki cocuguda oldugu icin, ayri bir daire kiraladiklarindan, burda konaklama imkani dogdu bize de.

Kaldigimiz yer, IV. Bölgede, Marais'de idi. Notre-Dame'a da oldukca yakinda idi. Sehre inerken Metroyu hemen hemen hic kullanmadik. Rue de Rivoli yi takip ederek yaklasik 20 dakikada merkeze geliniyordu. Havalar bakimindan sansliydik, bol günesli , ama serin bir hava vardi. Bu benim ilk Paris'e gidisim oludugundan, standart turist programinidan da sasmadim. Ilk gün
Louvre Müzesini ziyaretle basladik. Sabah 10 gibi olmasina ragman oldukca bir kalabalik vardi aslinda, o yüzden normal giseler yerine ,bilet makinalarinda alarak, tura basladik. Detayli yazmiyorum, ilerde belki ayrica yazarim bu konular hakkinda. INGRES'in de özel bir sergisi vardi , onu da gezme firsati oldu bu arada.


Paris'de gözüme batanlardan bahsediyim biraz da, hep kültür, müze, sergiden konusmus olmayalim. Sehir yapi olarak gercekten cok güzel, binalar, sokaklar,cafeler, firinlar, parklar. Insan sürekli saga sola bakiyor yürürken.Trafik biraz koas durumda, özellikle yayalar kuralara pek takilmiyor, sürücüler de öyle.Cafelerde ve restoranlarda fiyatlar gercekten cok tuzlu geldi bana. Yabanci dil acisindan durumlari ise cok vahim bence. Herhalde benim fransizcam ,onlarin ingilizcelerinden daha iyidir. Bu arada benim hic fransizca bilmedigi söylemismiydim. Müzelerde,magazalarda yabanci dil bilen, ya da yabanci dilde levhalar yok gibi. Adamlar Euro'ya geceli seneler oldu kasalarda hala ekstradan Franc olarak da fiyat yaziyor. Ilginc olaylarin basinda da en az 3-4 kere bana yol ve yer sorulmasi oldu. Soranlarda turist degil hep fransizlardi :-) ,hatta bir ikisine de yardimci oldum, süper fransizcamla (fransizce bilmedigimi daha önce söylemis miydim :)?).


Paris'de ikinci gün sabah evde kahvalti etmedigimden, artik bir günde ahbap oldugum firindan ufak bir Baget-Sandwich ve cukulata sarmasi denilen
,"hafif" bir cukulatali hamur tatlisi alarak basladi. Bagetlerde zaten oldukca ufakti , resimde görülüyor sanirim. Bugünkü ilk yer Notre-Dame Kilisesi daha dogrusu Katedrali.Cok detayli bilgi vermeye gerek yok, verdigim linkde oldukca genis bilgi var zaten. Anlami aslinda Meryem e itaf edilen kilise, ya da "Our Lady of Paris". Kilisenin insaatina 1160'larda baslanip, yaklasik 150 yil sonra bitirebilmisler. Güney Gülü adindaki , 10 metre capindaki pencere 13.yüzyilda eklenmis, ama rehberlerde yazdigi gibi, gercektende aydinlatma olarak iceriye pek bir sey katmamis. Katedral su anki haline 19.yüzyilda yapilan tadilatlar sonrasinda gelmis.










Sabah cok erken olmamasina ragmen, sanirim 10 civari gibiydi, giriste cok bir yogunluk yoktu, ben yine korkulan uzun siralarin olacagini düsünmüstüm, ama allahtan cok rahat bir sekilde girdik iceri.
Iceri giris icin herhangi bir ücret ödenmemesine sevindim, cünkü heryerde böyle olmuyor.Iceride orta alan her zamanki gibi dua edenlere ayrilmisti, merkezin etrafinda ufak bölümlerde dua icin yerler, bazi heykeller, adak icin mumlar var. Iceride fotograf cekmek biraz zordu, büyük camlarin olmasina ragmen icerisi oldukca karanlikti. Ama görevimin bilincinde tabi ki birkac fotograf cektim :-)

Tarihte bu kilisede bircok önemli olay gerceklesmis, benim aklimda kalan Napolyonun kendi kendie tac giydirmesi örnegin.Gecen gün Louve Müzesinde özel sergisi olan Ingre'nin de Napolyon'un bu halini resimledigi cok da güzel bir tablosu var. Katedralin kullesine de, yaklasik 70m yükseklikte, cikmak mümkün, ben cikmadim, daha dogrusu aklima gelmedi, ama belki ilgilenenler olur diye söyliyim dedim. . Günün ikinic yarisi ile posting de hafta sonuna artik. Bu da ilginc bir link.
http://www.monum.fr/prehome/prehome.dml

slmlar :)
TD

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

- dolcevita 25-09-2009 14:32:19

Fransızlar' ın kendi dillerine sahip çıkmaları iyi bir şey ama bu biraz saplantı halini almış durumda bence. Buna rağmen turist çekebilmeleri ise başarı.
- CafewienbyMrTD 25-09-2009 14:39:39

zaten turistlerde onlarin güzel fransizcalari icin gitmiyorlar sanirim :), ama yine de takdir etmek lazim adamlari.
- MIYU 25-09-2009 15:31:50

açıkcası hevesim kursağımda kaldı, birçok detaya "girmeyeyim , sonra belki " diye atlamışsınız, ama gerçekten de çok önemli bir olaya dikkat çekmişsiniz, şu yabancı dil bilmeme ya da konuşmama olayı birçok insan gibi beni de deli ediyor. Ama buna rağmen Paris dünyanın en çok turist çeken merkezi ya, demek ki gülü seven dikenine katlanıyormuş. Neyse bakalım belki diğer Paris yazıları için bu sadece bir başlangıçtı, devamını merakla bekliyor olacağım:))
- hakangeziyor 25-09-2009 16:13:06

Paris gerçekten farklı bir şehir. Elinize sağlık...
- Zeynep 25-09-2009 17:39:28

Paris'i ne kadar gözümde canlandırmaya çalışsamda eminim gidip görmek oranın havasını solumak gibi olmaz yazınızı devamını merakla bekliyorum yazınızda verdiğiniz linkler içinde teşekkürler
Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz