Kendingez » Ülkeler » Fransa » Paris » Paris´e yolculuk- 3. ve son bölüm
1433
Gezdiği Yerler:Viyana, Salzburg, Graz, Klagenfurt, Linz, Budapeste, Prag, Lübjana, Paris, Londra, Münih, Hamburg, Berlin, Frankfurt, Stockholm, Milano, Venedik, ....
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 3351
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 22

Paris´e yolculuk- 3. ve son bölüm

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 21-04-2006
|
Yazı Tarihi: 30-09-2009
En son Orsay'a gidip de giremeden hayal kirikligi ile baska nerelere gidilir diye düsünüp Picasso Müzesine yani onlarin dilinde "Musée Picasso" ,cok farkli di mi :-),buraya gitmeye karar vermistim. Müze yer olarakta bizim kaldigimiz Marais bölgesine idi. Internet sayfasi fransizca ama sanirim resimlerin bir kismina ulasmak zor olmayacaktir,baska linkleri yazini sonunda ekstradan yazacagim. Müze ufak olmasina ragmen bence mutlaka gidilmasi gereken bir yer, kimi zaman böyle ufak boyuttaki yerlerde cok daha ilginc ve akilda kalici seyler oluyor, bu seferde aynen öyle oldu.Müzenin bulundugu bina "Hotel Salé", 17.yy ortalarinda bir "Tuz vergisi". tahsildari icin insa edilmis,"Salé" zaten tuzlu anlamina geliyormu.1985'den beri de sergiler icin kullaniliyor. Kronolojik olarak resimler, heykeller, cizimler, seramikler ve ayni zamanda Picasso'nun kendi sahsi koleksiyonunda da olan baska ressamlarin eserleri var. Bunlar arasinda,  normal zamanlarda, Cézanne, Degas, Rousseau, Seurat, de Chirico ve Matisse ín eserler de varmis ama ben orda iken özel bir sergi oldugu icin bunlar ortalikta yoktu.


 













Müze su an ki eserlerinin bir kismini "dation" denilen, mirascilarin vergilerini sanat eserleri ile ödeyebilme olarak aciklayabilecegim bir sistem ile edinmis.Bu sayede bircok sanat eseri devlet müzelerine gecmis.Ama hangi eserlerin bu katagoriye girecegi özel olarak belirleniyormus. En son Picasso'nun kizi da bu yolla resimlerin bir kismini vermis. Piccasso ,kendi resimlerini en büyük koleksiyoncularindan biriymis, kendisine ait eser sayisi cok yüksek. Müzede toplam ücbine yakin eser sergileniyor, degisik zamanlarda tabi. Ben oradayken konu "PICASSO - DORA MAAR 1935-1945" idi. Bu yillar arasinda olusan eserler, cizimler ve benim en cok hosuma gidenler fotograflar oldu. Picasso nun zaten yüzlerce resmini cesitli sergilerde görmüstüm ama
Dora Maar in Picasso ile olan beraberligi süresince cektigi o kadar cok resim vardi ki, insan hayran hayran bakiyor. Resim yaparken, oturuken, deniz kenarinda, arkadaslari ile akla gelebilcek her mekanda resimlerini cekmis Picasso'nun.

 source www.leninimports.com/dora_maar.html








Bunlarin yaninda o dönemde yaptigi eserlerin olusmasini belgelemis, fotograflarini cektigi eselerin bir kismini zaten orda görmek mümkündü. Tabi ki Picasso da ayni sürede Dora Maar in cok sayida resimlerini cekmis ve cizimlerini yapmis.Gectigimiz günler gazetelerde haberleri vardi, resimlerden birini acik arttirma ile satilacagi hakkinda.Dora Maar hakkinda cok detayli bilgi yazmiyorum,zaten merak edenler linklerden okuyabilirler. Müzeye hemen giriste ic avluda, sagda, biletleri aldiktan sonra ücretsiz olan "audio-guide" ler almaniz tavise edilir,oldukca güzel hazirlanmis. Bilet satilan bölümün biraz ilerisinde, giris katinda ve onun alt katinda minik bir de Museum-Shop var.

Müze kücük gözükmesine ragmen, ic alanlar cok iyi bir sekilde kullanilmis,bir odadan digerine gece gece, devasa bir boyut aliyor sonucta. Sergide resim cekilmesi yasak oldugundan fotograf yok, ama internet sayfasinda ve diger cesitli sayfalarda bol sayida var zaten. Müzenin cevresindeki bölgede musevi mahallesi de var, bircok lokal ve dükkan, bazi yerlerin önünde uzun kuyruklar vardi, pazar günü olmasinin da etkisi vardi herhalde.Oralarada bir ugrayin derim, özellikle firinlarda satilan tatlilar süperdi, kendim yedigim icin resim bile cekmedim bu sefer. Böylece buralari da bitirdikten sonra artik yavastan dönüs yoluna koyulmak lazim. Sehre inerken ufak tefek de aksakliklar olsa dahi, havaalanina gidis daha da macerali gecti.

"Operasyon T3"
Terminal 3 ile animi daha önce
simiole nin sayfasinda konu acildi diye comment olarak yazmistim , ama baktim ki sonra cok uzadi,vazgecip kendi postingime koymaya karar verdim.PCG havaalanina giderken Trenden Terminal2 de indikten sonra ,önce ekranlardan bizim ucagin hangi terminaldan kalkmasi gerektigine bakmistik, 6 monitor var, biri bozuktu, diger birinin görüntüsü bozulmus, ufalmisti.O bozuk olan,yani görünmeyeden de bizim ucus yaziyordu tabi ki, Murphy kanunlari dogrultusunda.Saat aksam 8 bile degilken, Information bürosu "kapali"idi. T3 levhalari takip edip bir anda kendimizi sokakta bulduk,sonra birimiz tekrar asagi monitorlara gidip bakti,neyse bizim ucus baska ekrana gecmis,bozuk olmayan, gözüküyordu bu sefer,T3 dogruymus.Yukarida otobüs "beklendi".Millet zaten etrafa bakiniyordu, nasil gidilir, ne zaman gelecek diye."5" numarali otobüs geldi. Kelle-koltukta turizm tarzinde ,icerisi kapilardan tasacak sekilde dolduktan sonra yola cikti, git babam git,10dk,15dk bir yerlerde duruyor kalkiyor. Hala gelemedik, lanet ettim o an acikcasi.

Neyse sonunda Terminala geldi ,son durak. Ama tabiki T3 degil, oraya daha cok da kisa olmayan bir tabanway yolculugu lazim. Neyse iceri girdik.Check inlerde bu kadar agir,"eblek" görevliler hicbir yerde görmemistim.Siradaki 5 kisinin isi nerdeyse yarim saat sürdü. Neyse sonra güvenlik kontrolu, upuzun bir kuyruk,biz de sonra Free-shopda biraz bakiniriz diyoruz icimizden, ama buna gerek yok zaten bir tek dükkan var ufacik.Güvenlikten cikiyoruz, bizim ucagin hangi kapidan kalkacagi daha belli degil, kalkmasina da 30dk var. Sonra bir anda kapi belli oluyor, bizim girdigimiz bölüm diger kisimdan camlarla ayrilmis, gitmemiz gereken yer öbür tarafta, güvenlikten cikip bir daha girmemiz gerek diye ,cikisa yöneliyoruz. Sonra güvenlik diyorki, ön taraftan oraya gecebilirsiniz diyor.Bakiyorum gösterdigi tarafa orda ne kapi ne gecis ver. Neyse piste cikilan kapinin oraya gidince ,diger yan bölüme gecilen ufak bir camdan kapi görüyorum,yaninda ne levha, ne isarete ,hic bir sey yok,gözükmüyor birkac metre ilerden bile .Neyse kartlari verip otobüse biniyoruz.

Iki otobüs dolmus zaten, icerdeki saskin görevli kadin telefon ediyor, bir saga sola bakiniyor,hala bekliyoruz, herhalde 3.otobüsü cagirmak istemiyor. Bekle babam bekle.Deplasmanda olmasam inecem otobüsten kadina söyle bir kafa atacagim, olay bitecek, cok agresiv gördüm kendimi :).Neyse 10 dk. otobüste bekledikten sonra kadin bizi yollamaya karar verdi ve
FLYNIKI ucagina binince kendimi eve gelmis gibi hissettim ,bir oh dedim. Fransizlar bu islerden anlamiyor ona da karar verdim, bu kadar da "large" olunmazki yani.  T3 e gidecek arkadaslara, ucustan en az 2,5-3 saat önce yola cikin derim.Ucak 21de idi, biz 18:15 gibi yola cikmistik. Viyana'ya inip de sehre inmek icin otobüs beklerken,bu fotgrafi cekmeden de edemedim,gurur duydum gercekten,bakarmisiniz lütfen su otobüsün asilligine,TEMSA sagolsun.Hey yavrum hey,valla kendimi Türkiye de hissetim.

 
Umarim gecmis günlerde verdigim bilgiler bazinizin isine yarar ,ya da okurken hos vakti gecirmissinizdir.. Herkese iyi günler,
Frenchzede MR TD :-)

http://en.wikipedia.org/wiki/Dora_Maar http://www.musee-picasso.fr http://en.wikipedia.org/wiki/Musée_Picasso http://www.leninimports.com/dora_maar.html  

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

- jimini 30-09-2009 14:28:46

son mu? bitmesin :(
- Zeynep 01-10-2009 09:25:19

kendi adıma söylemek isterim ki okurken hoş vakit geçirdim.ellerine sağlık
- CafewienbyMrTD 01-10-2009 10:53:04

@jimini son demiyelim de , paris´e ara verdik diyelim :) @zeynep begendine sevindim, amac zaten okurken hos bir zaman gecirmek, aralarda da gülümsemek :) @vg yine Viyana taraflarindan devam edecegiz. Daha noel pazarlari, parklar, bahceler var :D
Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz