Kendingez » Ülkeler » Türkiye » Kütahya » Uçsuz bucaksız Anadolu - 1.Bölüm (5000km) Dumlupınar Şehitliği- Hortu Köyü - Beypazarı / Suluhan Nasuh Paşa Hanı-İnözü Vadisi
5224
Gezdiği Yerler:Almanya , Avusturya , Bosna-Hersek , Belçika , Bulgaristan , Birleşik Arap Emirlikleri Dubai, Estonya , Çek Cumhuriyeti , Fransa , Finlandiya, Fas , Hollanda, Hindistan, Hırvatistan, İspanya , İsviçre, İtalya , Karadağ , Kanada, Kamboçya , Kosova , Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Lüksemburg, Makedonya, Monako, Macaristan, Mısır, Nepal , San Marino , Slovenya , Slovakya, Sırbistan , Suriye , Polonya , Portekiz, Tayland , Türkiye , Ürdün, Vatikan, Yunanistan
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 0
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 0

Uçsuz bucaksız Anadolu - 1.Bölüm (5000km) Dumlupınar Şehitliği- Hortu Köyü - Beypazarı / Suluhan Nasuh Paşa Hanı-İnözü Vadisi

Kategorisi: Genel
|
Gezi Tarihi: 00-00-0000
|
Yazı Tarihi: 25-10-2018

Sıcak bir yaz sabahı 8 Temmuz 2018'de arabamızla İzmir'den yola çıktık.Uzun zamandır planladığımız Anadolu gezimiz başladı. On sekiz gün sürecek bu serüven bizi oldukça heyecanlandırıyor. Arabamızla çıktığımız gezide Anadolu'nun güzel tatlarını eşliğinde 5000km yolu devirip inanılmaz toprakları gezerek unutulmaz anılar biriktirmek amacındayız.Bugün yolumuz uzun. Ankara civarında Beypazarı'na kadar gideceğiz.Yolumuz üzerinde görmeyi çok istediğimiz Dumlupınar Şehitliği ilk durağımız. Kütahya yakınlarındaki Şehitlik Kurtuluş savaşı boyunca vatanı kurtarmak amacıyla şehit düşen 137.000 Anadolu evladı adına  Cafer Gazi Tepesi ve eteklerinde Kültür Bakanlığı tarafından yaptırılmış ve 1992 yılında ziyarete açılmış.Burada duygulanmamak elde değil. Küçük yaşta çocuklar,gençler ,kadınlar.. Mezar taşlarında yazan doğum ve ölüm tarihlerini okumak insanı derinlere götürüyor.Merdivenlerden tırmandığınızda Mehmetçik heykeli tüm heybetiyle yükseliyor.Buradan ovayı seyrettiğinizde uzaklardan giden trenin süzülüşünü seyretmek hoş.26 Ağustos'ta Afyon'da başlayan Büyük Taaruzun 30 Ağustos  1922 'de zaferle noktalandığı yer burası. Dumlupınar Ulu önderimiz Atatürk'ün başkanlığında dünyada eşi benzeri görülmemiş bir zafere imza atmış.

Şehitlikten çıktıktan sonra Dumlupınar Köyünü görmek istedik.Atamızın kaldığı yer,müze,heykeller ...Etraf sakin.Öğle vakti.Tek tük köylüler gidip geliyorlar.Köy meydanında gezinmeye başlıyoruz.Açık bir yer bulursak karnımızı doyuracağız. Bir pideci dikkatimizi çekiyor.Küçük bir yer.Sahipleri bizi kapıda karşılıyor. Lokanta sahibinin küçük bebeği oralarda oynuyor.İçerde işe yaramaz bir su sebilinin üzerindeki çiçekler güzel görüntüler oluşturmuş.Merdane şeklinde önlüklerin asıldığı dekor olarak kullanılan tahta mobilya.Yaratıcı fikirler.

   

Yemekten sonra Atamızın kaldığı evi ziyaret ediyoruz.Şaşadan uzak sade bir ev. Büyük öndere yakışır.Parkın içinde.Müze de hemen onun yanında .Müzeye girdik kimseler yok. Gezdik çıktık.O zaman yanımıza bir hanım görevli yaklaştı ve "Ben sizi görmedim "dedi. Yani insan burada kendini evindeymiş gibi hissediyor.Tuhaf bir duygu içindeyim.Kurtuluş savaşı sırasında kullanılan eşyalar,resimler..kısa bir süre de olsa geçmişe yapılan yolculuk..tüm bunlar insanı inanılmaz etkiliyor.

Bugün seyahatimiz en uzun etabını aşacağız.Yolda görmek istediğimiz yerlerde duracağımızı da düşünmeliyiz.Eskişehir Sivrihisar'a gelmeden Anadolu Selçuklu Devleti zamanında yaşayan ünlü efsanevi kişi Nasreddin Hoca'nın doğduğu köy Hortu'ya geliyoruz.Türk güldürü ve mizah ustası bu kişinin çokça hikayesi Anadolu'da dillerde dolaşır.Çocuklar onun hikayelerini okur.İsmi geçtiğinde gözümüzün önüne onun eşeğe ters binmesini gösteren resim gelir. Köyün girişindeki tak ve heykel ilginç geliyor. Üzerinde "Dünyanın merkezine hoşgeldiniz" yazıyor.Bunu okuyunca Nasreddin Hoca'nın ünlü nüktesi akla geliyor.Birgün Nasreddin Hoca'ya "Dünyanın merkezi  neresi ?Hocam "diye sormuşlar.O da parmağı ile yeri işaret ederek "İşte burası "demiş. "Olur mu hiç Hoca" diye yorum yapılınca Hoca "İnanmıyorsanız ölçün" diye yanıt vermiş.Burada onun doğduğu ev ,önünde heykeli ile hala durmakta.1208 yılında doğmuş ve burada yaşamış.Tahta kapıdan girdiğimiz avluda bizi köyden hanımlar karşılıyorlar.El emeği göz nuru yemeniler satıyorlar.Ayrıca yerel ürünler de pek güzel gözüküyor.İki katlı evi gezdirmek için çocuklar sırada bekliyorlar.

Polatlı üzerinden Beypazarı'na gece karanlık çöktüğünde varabildik. Bugün seyahatimizin en uzun etabını arkamızda bıraktık.İpekyolu Konağı 'nda kalmaya niyet edince içeri girip konuşuyoruz.Beylerin pazarı olarak bilinen Beypazarı tarihi İpekyolu üzerinde bulunuyor ve o zamanın ticaret merkezi.İpekyolu Konağı 1320'li yıllarda yapılmış ve işletmecileri beş nesildir burayı işletiyormuş.Bu seyahatimizin diğer bir özelliği de hiçbir yerde yer ayırtmadan dolaşmamız.Sebebine gelince nerede fazla kalmak isteriz belli değil.Hedef yerlerimiz var ama bizi neyin karşılayacağı konusunda tam bir fikir sahibi değiliz.Böylece maceramız daha ilgi çekici hale geliyor. Burası tarihi bir konak.Güzel bir restorasyon görmüş.Tahta tavanlar ve hiç ses geçirmeyen pencereler.Konak işletmecisi bizi çok iyi karşılıyor. Bavullarımızı çıkarmamıza yardım ediyorlar.Akşam yemek için dışarı çıkıyoruz.Ve ünlü Beypazarı etli güvecini tadıyoruz. Burayı tam manasıyla gezmeyi yarına bırakıyoruz.

Eski konağın üst katında kahvaltı ettik.Samimi bir ortam.Kahvaltıdan sonra Beypazarı'nı gezmek için dışarı çıktık. Burası Ankara'ya 100km uzaklıkta.İzmir'lilerin hafta sonlarında Şirince'ye gitmesi gibi Ankara'lılar da buraya geliyorlar.Beypazarı tarihi İpekyolu üzerinde bulunan bir yer.Dolayısıyla Evliya Çelebi Seyahatname'sinde buradan"" İlk kurucusunu bilmiyorum. Fakat ilk fatihi Kütahya beylerinden Germiyanoğlu Yakup Şah'ın veziri Dinar Hezar'dır. Onun için şehre "Germiyan Hezar" da derler diye söz etmiş.Ayrıca Beypazarı'nda birçok kültürlü insanın yaşadığını ,bağlar bahçeler olduğunu yazmış. Evlerin çoğu restore edilmiş. Aslına sağdık kalmaya çalışılmış ama bazıları o kadar yeni olmuş ki bir evin diğer bir evden farkı kalmamış.Ahşap yapılar Osmanlı mimarisini gösteriyor. Beypazarı Türkiye'nin havuç ihtiyacının büyük bir bölümünü karşılıyor. Bu nedenle meydanda havuç heykeli var.Ayrıca çarşıda her yerde havuç suyu içebiliyorsunuz.

Tarihi evlerin ve küçük dükkanların bulunduğu dar sokakları dolaşmaya başladık.Beypazarı kurusu adlı bir yiyecek bir nevi galeta oldukça meşhur.Fırınlarda satılıyor.Çok leziz.El açması baklavaların bulunduğu pastahaneler,her türlü organik ürünler,hediyelik eşyalar ...Sağa sola baka baka ilerliyoruz.Sokak arasında verdiğimiz kahve molası ayrı bir keyif.

Tarihte bir yerlerde yürüyoruz. Bir meydandan girdiğimiz ara sokaktan yokuş yukarı tırmandığımızda "Yaşayan Müze"ye ulaşıyoruz.Burası eski bir konak. 2007 yılından beri müze olarak hizmet veriyor. Uygulamalı Kültür Bilim Müzesi adı ile anılıyor. Giriş ücreti ödüyorsunuz.İçerde sizi hanımlar gezdiriyor. Bu eski Türk konağı 1900'lü yılların başında inşa edilmiş ve Abbaslar ailesine aitmiş.Size rehberlik eden bayanlar çeşitli etkinlikler yapıyor sizi de buna dahil ediyorlar.Baskıdan tutun ,kurşun dökmeye kadar tüm geleneksel sanat ve etkinlikler yapılıyor .

Evin bahçesinde küçük sevimli bir kafe var. Meşhur Beypazarı sodasını içiyoruz. Sanırım Beypazarına gelen herkes burayı ziyaret ediyor.Öğle yemeği için çarşıya dönüyoruz.Beypazarının ünlü mantısını yemek istiyoruz.Enfes. Buradan Suluhan Nasuh Paşa Hanını görmeye gidiyoruz.Nasuh Paşa tarafından 1022-1613 tarihlerinde yaptırılmış olan han restore edilmiş. Alt avluda bir kafe açılmış.Suyun aktığı bir de havuz var. Eskiden hanın yanında bir su akarmış .Hanın adı buradan gelmekteymiş.Artık Beypazarı'na veda etme vakti. İnözü vadisine doğru yol alıyoruz.

 

Cimcik Mantısı - Halise Teyzenin Yeri

Burası Doğal sit alanı olmuş. İnözü çayının aktığı vadi dik kayalar ve bu kayalara oyulmuş kaya mezarlarından oluşuyor.Tam bir ormanlık alan.Vadide restoranlar sıralanıyor.Suyun kenarında güzel tesisler.Birine girip keyifle kahvemizi içiyoruz.Anlaşılan yöre halkı buralarda hafta sonunu geçiriyor.Ankara'ya uzak olmadığı için oradan da bol bol yerli turist gelmekteymiş.

Çok hoş bir yer. Yolumuza devam ediyoruz.Yolda kavun satılıyor. Beyaz ve sapsarı kavunlar dikkatimizi çekince duruyoruz.Meğerse alçıdan yapılmışlar.Dikkat çekmek içinmiş.Başarmışlar doğrusu.Ama gerçek kavunların tadı da enfes.Bir tane aldık .Bu akşam Yozgat'ta olacağız.

Fotoğraflar yazara aittir.

 

 

Yazı ile İlgili Yorumlar

Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz