Kendingez » Ülkeler » Fransa » Paris » yeni bağımlılığım...
630
Gezdiği Yerler:Kanada, Fransa, Belçika, İspanya, İngiltere, İtalya, Yunanistan, Avusturya, Almanya, İşviçre, Norveç, Bulgaristan, Meksika, Kuzey ve Orta Amerika da büyük şehirler , ...
Bu Yazının Gösterilme Sayısı : 5334
Bu Yazıya Verilen Toplam Puan : 100

yeni bağımlılığım...

Kategorisi: Kültür/Sanat
|
Gezi Tarihi: 09-09-2008
|
Yazı Tarihi: 08-10-2008


Eiffel Kulesi'nde ışık şovu

Paris hakkında yazılmış o kadar güzel yazılar , çekilmiş o kadar güzel resimler vardı ki onların haricinde Paris i daha ne kadar nesnel bir şekilde anlatabilirdim bilemedim. O yüzden bende kendi "Paris"imi sizlere anlatmaya karar verdim. Ki sizlerde bu büyülü şehri ziyaret edin ve kendi özel "Paris"inizi yaratın...


musee d'orsay

Paris kadar doyurucu , dopdolu ve üretken bir şehri tümüyle gezmek için en az bir haftanızı ayırmanız gerektiğini düşünmekteyim. Ama eğer bir haftadan daha kısa bir süre ayırdıysanız kendinize çok güzel bir program hazırlamalısınız çünkü bu şehirde sizi planlarınızdan alıkoyacak ve dikkatinizi dağıtacak milyonlarca minik mucizeler bulunmakta ve onlara karşı koymak hayli zor =) 
Örneğin kendinize şehir merkezinde bir nokta seçip haritadan bu noktanın çevresinden başlayarak dört alan yaratabilirsiniz , böylece her gün bu dört alandan birini seçerek doyasıya gezebilirsiniz. Paris in kendine ait alanları zaten haritalarda dikkatinizi çekecektir fakat bu alanların da içlerinde ayrı ayrı görülmesi gereken alanlar olduğu için sayılarının azlığı sizi yanıltmasın. Özellikle müzeleri , bahçeleri ve tarihi eserleri tek tek gezmek istiyorsanız uzun , yorucu fakat unutulmaz günlerin sizleri beklediğini söylemek zorundayım. Müze giriş fiyatları çoğu yerde gayet uygun hatta özel bazı saatleri yakalarsanız bedavaya gezme şansını bile yakalayabilirsiniz. Fakat en turistik yerlerde geçirdiğiniz dakikalar size epey pahalıya patlayabilir ama başka çare yok , bu kadar yol gelmişken Eiffel kulesine çıkıp , Paris'i tepeden izlemek zorundasınız =)



en eski metro durakları

Montmarte da yürüyüp tepeye doğru çıkmalı ve tepenin üstündeki Sacré-Cour kilisenin görkemli gölgesi altındaki merdivenlerde oturup sokak müziğini dinlemeli ; hemen altındaki parkta bagetinizi yerken manzaranın keyfini çıkarmalısınız. Ayrıca yolun üzerindeki meşhur Moulin Rouge da uğramayı unutmayın , gece bu bölgelerin pek tekin olmadığı söylense de Sacré-Cour e çıkarken izlediğiniz yolda bir çok uygun fiyatlı lokanta , cafe ya da bar bulmanız da mümkün.
Eğer fazla zamanınız yoksa ama gene de parklarda keyif yapmak istiyorsanız Luxembourg ya da Versailles sarayının parklarından birini seçip burada piknik yapmalısınız. Her yaştan insanın bulunduğu fakat aynı zamanda doğayla başbaşa kaldığınız bu yerlerde mola verebilirsiniz.
Şehir merkezinden Panthéon u bulmak için yola çıktığınızda sizlere yürümenizi öneririm çünkü bu yolda birbirinden güzel kitapçılar ve cafelerle karşılaşacaksınız. Bunun nedeni bu alanın aynı zamanda Sorbonne üniversitesinin çevresi olmasıdır.
Hava güzelse ve yürüyüş yapmak isterseniz sizlere Pére-Lachaise mezarlığına gitmenizi ve bu muhteşem yerde uzun yürüyüşler yapmanızı önerebilirim. Girişte alacağınız büyük haritada tüm ünlülerin mezarlıklarının yerlerini görebilirsiniz (Chopin,Oscar Wilde,Edith Piaf,Balzac,Proust,...) ; doğanın içinde küçük keşif gezileri sizleri hem duygulandıracak hem şaşırtacaktır.




Pére-Lachaise mezarlığı

Louvre müzesinin tam anlamıyla gezilip görülmesi için üç gün gerektiği söylense de çok yürümeye hazırsanız 5-6 saatte bitirmeniz de mümkün , ancak çok erken saatlerde giriş kuyruğundaki yerlerinizi almanız gerekmektedir. Ama emin olun tüm bunlara değecektir...


musee du Louvre

Şimdi önereceğim bu büyülü yer sadece çocuklu gezmenlere değil tüm yaştan macera sevenlere yöneliktir ; Disneyland Paris =) Tek kelimeyle inanılmaz , tüm o şovlar,dekorlar,roller-coasterlar,renkler,şekerlemeler,pırıltılar,... bence havanın güzel olduğu bir gün gidip görmeniz lazım.


Disneyland

Başka bir gününüzü de şehrin sanatsal tarihini yansıtan kesmini yani Saint-Germain bölgesini ve çevresini gezerek geçirebilirsiniz. Tüm o meşhur yazarların,filozofların ve sanatçıların yaşadıkları bu bölgede gezinirken her bir küçük sokağın defalarca resmini çekmek istedim.
Ya da metroya binip tam Arc de Triomphe ün önnde inip , meşhur dükkanlarla dolu Champs-élysées caddesini yürüyebilirsiniz. Bu caddenin sonunda karşılacağınız küçük parklardan sonra karşınıza Concorde anıtı çıkacaktır. Bu çevrede Grand Palais ı ve La Madeleine i gezebilirsiniz. Daha da ilerleyerek meşhur Opera binasını ve tam karşısındaki Paris'in en eski ve dolasıyla en pahalı cafesini görebilirsiniz.




Diğer bir gününüzü nehrin ortasında kalan iki güzel adayı ve çevresindeki önemli yerleri görerek geçirebilirsiniz. Mesela görkemli Notre-Dame kilisesi... ya da Hotel de Ville... ve Paris'in en pahalı evlerinin bulnduğu adalar.. Buralarda yürürken tanıdık yüzlerle ya da çeşitli moda çekimlerine rastlamanız çok doğal =)


Versailles Sarayı'nın bahçesi

Ayrıca büyük haritalarda bulunmayan , sadece gittiğiniz cafe , kitapçılarda ya da metro duvarlarında reklamları görebileceğiniz bir çok alternatif müzeyi de ziyaret edebilirsiniz. (Kostüm müzesi , Picasso müzesi , Antika müzesi , Şarap müzeleri , ... )
Ayrıca ikinci el kıyafetler ve kitaplar satan dükkanları , minik antika pazarlarını da kaçırmamanız gerektiğini düşünüyorum.
 


içeride satılan bütün kitapları almak istediğim yer

Bu güzel ve romantik şehir hakkında söylenecek o kadar çok şey var ki belki ben boyumdan büyük işlere kalkıştım =) Çünkü ne desem az , ne önersem yetersiz ; daha beş saniye önce yazımın bittiğini düşünürken şimdi unuttuğum kütüphaneler , pastahaneler , eski sinemalar ve küçük sokak arası sergileri aklıma gelmeye başladı o yüzden sanırım bu yazının sonu yok. Sanırım benim tekrar Paris'e gitmem lazım , sanırım sizlerin de Paris'i görmeniz lazım... Umarım unutulmaz günler yaşarsınız bu büyülü şehirde...















 

Yazı ile İlgili Yorumlar

- justinian 08-10-2008 16:41:28

Fotoğrafları çok beğendim. Bir şehrin seyahat yazısını yüz farklı gezgin-yazar da yazsa, yine de tek tek okunabilir diye düşünüyorum. Çünkü herkes hayata olduğu gibi, şehirlere de kendi penceresinden bakıyor ve subjektif yazıyor. Objektiften yansıyanlar ise insanın bakış açısını, beğenilerini yansıtıyor. Musee D'orsay'e gidemediğime hala üzülüyorum, fotoğrafı da çok güzelmiş... Elinize sağlık.
- Zeynep 08-10-2008 17:27:15

çok keyifli ve güzel bir yazı olmuş çok beğendim ve anladığım kadarıyla paris çok güzel bir şehir ve bu güzel şehiri içine sindire sindire gezmek lazım eline sağlık
- Freebird 08-10-2008 17:41:00

justinian ve zeynep yazınız için çok güzel yorumlar yazmışlar o nedenle ben sadece süper bir paris yazısı ve fotoğraflar olmuş diyecem elinize sağlık
- Kedim 08-10-2008 18:21:27

Cok guzel bir emek cikmis ortaya. Kutlarim.
- çitlembik 08-10-2008 19:46:53

Justinian'a katılıyorum. Herkes gittiği gördüğü yerleri kendi bakış açısıyla anlattığı için mutlaka birbirinden çok farklı kareler çıkabiliyor. Kimsenin yazısı kimseye benzemediği gibi bu yazıda çok ayrıcalıklı ve güzel olmuş.
- mcatullus 08-10-2008 20:51:41

Bir gün Paris'e gitme şansı doğarsa kesinlikle bu önerilerinizi göz önünde bulunduracağın. Güzel bir yazı demek her şeyi anlatır herhalde.
- bosfor 08-10-2008 21:03:12

yazı ve foto lar çok güzel,teşekkürler.
- abt_smyrna 08-10-2008 22:48:57

Yazı ve fotoğraflar için teşekkürler gerçekten güzel olmuş
- mctumer 09-10-2008 10:07:19

Aynı enti farklı gezginlerden dinlemek(!), değişik açılardan çeklilen fotoğrafları izlemek çok keyifli. Son günlerde okuduğum yazılardan sonra hala görmediğim Paris için acil planlar düşünmeye başladım. Yazı ve fotoğraflar için elinize sağlık
- cherryblossomgirl 09-10-2008 11:19:16

kendi parisini anlattığın bu yazı ve güzel fotoğraflar için teşekkürler.
- MIYU 09-10-2008 13:06:10

herkes o kadar güzel yorumlar yapmış ki, sadece benim de düşüncelerimi dile getirmişler diyebilirim. Benden tam puan, teşekkürler, ellerine sağlık
- EYLÜLADA 09-10-2008 13:22:31

Kendi Paris yazımı şöyle bitirmiştim: “Şimdi o kent, sizden uzakta yaşamayı seçmiş bir dostunuzdur. Onu özler ve ilk fırsatta yeniden görmek istersiniz. Giderek farkına varırsınız ki, sadece bir kaç günlüğüne misafiri olduğunuz o kent de sizi özlemiştir. Gelip sizi görmek ister. Gece olduğunda düşlerinize girer. Sizi bilmem ama, benim için Paris, o kentlerden biridir. Tekrar buluşuncaya kadar da, düşlerime girmeye devam edecektir.” /// Mine’nin yazısında yine aynı şeyleri duyumsadım. Teşekkürler...
- keşfetmekiçinbak 10-10-2008 13:44:39

harika bir gezisi yazısı kutluyorum
- gezgingen 08-09-2009 20:22:36

Paris"ini" çok güzel anlatmışsınız Parisi Paris yapan temel ikonları anlatmışsınız, fotoğraflarda çok güzel elinize sağlık.
Yurtiçi ve Yurtdışı uçak biletlerinizi www.biletbayisi.com dan alın, THY, Pegasus, Atlasjet havayollarından daha ucuza uçak bileti satın alın!
Haberler
Etkinlikler
Foto Analiz